Haçlı Kumandanı Papa

sovalyeler.jpg

Papa kardinalken adı Ratzinger'di. Kısa söylenişi "razi"... Papa olunca bazı muzipler "papa" ile **"razi"**yi birleştirip "Paparazi" yaptılar. İtalyanca olan Paparazi kelimesi eskiden Türkçeye de girmişti. Sokaklarda koşuşarak onun bunun resmini çekip, hakkında yalan haber düzenleyen gazetecilere paparazi deniyordu. Şimdi Papa'ya da "paparazi" diyorlar.

Çok iyi ediyorlar. Binlerce yıllık saygın "papalık makamına oturan" bu yumurta hatası, iki yıl önce Türkiye'nin AB'ye girişine karşı çıkmıştı. Şimdi altı yüz yıl önce yaşamış sarhoş bir Bizans İmparatorunun deli saçması sözlerini naklederek yüce bir Peygambere hakaret ediyor.

Türkiye Diyanet İşleri Başkanı sayın Ali Bardakoğlu'nun bu adam hakkında "haçlı zihniyetini taşıdığı" konusunda, tam bir isabetle yaptığı tesbiti candan kutlarım. Hoca efendinin vakit saat geçirmeden hakaretini **Papa'**nın yüzüne çarpmasını tebrik ederim. Türkiye laiktir ama bu ülke İslamın bayrağını bin yıl taşımıştır. Daha da taşıyacaktır. Bazı Türkler son iki asırda İslami yaşayışı kenara bırakmış olsalar da asla **İslam'**dan çıkmış değillerdir. Bakınız şimdi ülkede Papa'ya karşı ne fırtına kopacak...

Bardakoğlu'nun "Haçlı zihniyeti" dediği dünya tarihinin ünlü "haçlı seferleri" dir. Bu seferler Hz İsa'dan sonra 1096 yılında başlamış 1208'e kadar kısa aralıklarla 5 kez sürmüştür. Bu seferlerde Avrupalı senyörler ülkelerinde soyup sovana çevirdikleri halk kitlelerini Şövalyelerinin peşine takarak Doğu'ya göndermişler. Kudüs şehrini ve Müslümanları hedef göstermişlerdir. Böylece topraklarında "başkaldıranlardan" kurutulan Senyörler din bahanesi ile kütleleri telef etmişler ve savaşlarda sadece Müslümanları değil, Doğu şehirlerinde huzurlu yaşayan Hırıstiyan ve Musevileri de katletmişlerdir. Hani din savaşıydı...? Dünya tarihinin en büyük yalanı ve insanlığın yüz karasıdır Haçlı seferleri...

İlk Haçlıların çoğunluğu asker değildi. Sırtlarına bez parçalarından haçlar dikilmiş Avrupa' nın aç ve sefil yığınlarıydı. Güçlü kuvvetli, zırhlara bürünmüş, sağlam silah ve atları olan Şovalyelerin güdümünde Anadolu'dan geçtiler. Her yeri yakıp yıktılar. Anadolu o sırada Selçuk Türklerinin elindeydi, sıkı savaşlar oldu. Suriye'ye vardılar, görkemli İslam şehirlerini yere serdiler, halkını kılıçtan geçirdiler. Doğu, Batı'nın ne olduğunu o zaman öğrendi. Birinci haçlı seferi askerlik açısından bir faciaydı. Haçlılar yollarda açlık ve hastalıktan kırıldılar.

Haçlılar 1098'in aralık ayında Suriye'nin Maarra kasabasında insan eti yediler. Bu olay Haçlıların arasında bulunan tarihçi Caen'li Raul tarafından şöyle anlatıldı : " **Maarra'**da bizimkiler yetişkin dinsizleri kazanlarda kaynatıyor, çocukları da şişe geçirip yiyorlardı" Frenk tarihçi Aix'li Albert de ona katıldı " Bizimkiler sadece öldürülmüş Türklerle Müslümanları değil köpekleri bile hiç iğrenmeden yiyorlardı." dedi. Haçlı kumandanları ertesi yıl Papa'ya yazdıkları bir mektupta bu olayı şöyle savunacaklardı: "Ordu **Maarra'**da korkunç bir açlığın pençesine düştü ve ihtiyaç onları Müslümanların cesetlerini yemek gibi canavarca bir işe mecbur etti." (Amin Maaluf, Arapların gözünden Haçlı seferleri Shf.51)

Eski tarihlerde beş Haçlı seferi Avrupa kilisesi ve Papalık makamı tarafından düzenlendi. Çağımızda Körfez savaşıyla altıncı ve Irak savaşıyla yedinci sefer, Amerika Birleşik Devletlerine aittir. Şimdi yedinci seferin içinde bulunuyoruz...

Eskiden insan eti yiyen haçlıların bu gün yaşayan torunu George Bush, Kyoto andlaşmasına imza koymayarak dünyayı gaza boğacağını ima etti... Bu da yeni Haçlının huyu... Bundan sonra gelecek Haçlılar herhalde "nukleer" bomba taşıyacak... Lübnan'a çıkan Fransız tankları acaba yine bin yıl önce topraklarımızı çiğneyen Goedfroi de Bouillon'un emrinde mi ?