Kâbe'ye karşı Çöğdürenler

 bu şekli utanç vericidir. Eğer buna Müslümanlık deniyorsa ben Müslüman değilim. Müslüman‘ın bir Kâbe’si vardır. Bir Kıble’si vardır, Bir mihrabı vardır. Bir yaşam biçimi vardır. Milyonla doları olmasa da garip ve hüzünlü bir kalbi vardır.

Müslüman, çağın yaşanan rezilliklerinden rahatsız olur. Müslüman, Dünyada en son aç doymadan, kendisi doymaz. Müslüman, dünyada en son çıplak giyinmeden kendisi giyinmez. Dünyada en son huzursuz huzur bulmadan Müslüman rahata eremez… Bu din bin beş yüz yıl önce dünyaya gelmiş, dinlerin sonuncusu, teslim, tevhid ve mutlak Yaradan’ın huzurunda tevazu dinidir. Kalp çırpıntılarının en muhteşemi, yaşam biçimlerinin en ulusu, Ruhsal sistemlerin en şereflisidir. Tanrı’dan insanlara  son Peygamberi ile son hitab-ı izzetidir

Hal böyleyken bazıları Kabe-i Muazzama‘nın yanına muazzam bir kule dikmişler. Adını “zemzem tower” koymuşlar, şimdi birtakım yılışık zenginler bu kuleden daireler alıp, pencere kenarına çöküp Müslümanların Kâbe’sine karşı kıllı bacaklarını uzatıp keyif çatacaklar. Çaylarını yudumlayacaklar, dostlarını misafir edecekler, aşağıda   hacı adayları kaynaşırken bunlar yukarda bulutlara yakın bir yerde uzun oturacaklar. Hay adınız batsın

Osmanlı mukaddes topraklara ve “beytullah”a altı asır sahip çıktı Kabe’nin yanına ondan yüksek bina yapmadı. Bu ne rezilliktir. Destur, Bu nasıl Müslümanlık ?

Kabe‘nin yanında yükselecek “bilmemne” kulesinin sekenesi def-i hacette bulunurken acaba yüzlerini hangi istikamete çevirecekler ? İslâm terbiyesinin asırlarca en koyu yaşandığı makarr-ı Hilâfet İstanbul şehrinde, eskiden yapılan evlerde ayakyolu hiçbir devirde Kıble yönüne bakmadı. Son örnekleri zar zor ayakta durmaya çalışan eski İstanbul ahşap evlerinin    dikkat ediniz, hiç birinin tuvaleti   Mekke yönünde değildir. Bu medeniyetin kurucuları şimdi gidip Mekke’de Kabe‘ye karşı kule yapıp içine apteshane koyuyorlar, acaba o apteshane nereye bakıyor…? Ruhları apteshane olmuş bahtsızların

Kabe‘ye karşı kule yapanların kulesi inşallah “ruz-u mahşerde” onbir eylül kuleleri gibi “ground zero”olacak. Rabbimden istediğim bu… Benim adımı terörist koyun…Tekrar ediyorum.   Siz buna Müslümanlık diyorsanız,   ben Müslüman değilim.  

Bunlar Müslüman değil, Fahri Kainat’ın adını kullanan, Mevlânâ‘nın deyişiyle bir alay samsalak tezek tüccarıdır. Hayta kılıklı yüzsüz bezirgandır. Kese zengini, ruh fukarâsı   donguz dangalak tayfası’dir.. Milletin parasını çalıp gece klüplerinde yiyen sergerde takımıdır. Kâbe‘yi Suudî’lerin gece klübü zannettiler. Böyle Müslüman olamaz… Ey  zamanzede “kara para” hacıları…

Bir zaman, bir adam, bir şeyhe para getirmiş. Şeyh müritlerine demiş ki :” şu parayla saman alın, getirip ahırdaki eşeğin önüne koyun” Müritler söyleneni yapmışlar, eşek   önüne gelen samanı yememiş. Şeyh, para getiren adama dönmüş – gördün mü bak… ? senin paranla alınan samanı bizim eşek bile yemedi…” demiş.

Kara para ile saman alsanız eşekler yemez, siz o paralarla  Mekke‘de “devre mülk” aldınız… Ama insaf ile hükmedilsin…Tabii ki allahüâlem hepinizin parası bu kadar kara değildir, ancak Kuleye çıkıp Kabe‘ye karşı  çöğdürenin kalbi, o paradan da karadır… Emin olabilirsiniz… (Arşiv’den)

Bu yazı Destur kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • İSA AVCI

    Ecdadımızla ne kadar gurur duysak azdır.Şimdi onların yaşadığı islamiyeti beğenmeyip reform etmek isteyen türeme hocalar var. Hangi bir müslüman millet islama ve onun yüce değerlerine bizim milletimiz kadar saygılı,edepli ve hürmetkâr.Eger 1918’de o kutsal beldeler elimizden çıkmasaydı o mübarek mekanlara karşı aynı saygı ve edep artarak devam edeceğinden eminim.

  • herkes balkanları anlatıyor ..benim amcalarımdan 2 si ırak cephesinde subay olarak şehit oldular.şimdiki arabistanın kralı olan adamın dedesi ingiliz ve fransız larla anlaşma yapmışlardı özü şudur kendisi ve çocukları biri suriye kralı biri ürdün biri ırak biri lübnan biri filistin kralı olacaktı ayrıca 200.000 altın istiyordu ..bunların hepsi kabul edildi .ve ortadoğu elimizden gitti..kral suud da önce suriy yey sonra filisti ni sonra ırak ı kaybetti şimdi elinde kalan bir tek ürdün ve suudi topraklarıdır…tememennim şudur……en kısa zamanda ihanetinin karşılığını alsın ..tarihçiler ve meraklılar bu konuya lütfen eğiliniz………saygılarımla….

  • İSA AVCI

    Cuma günleri diyanetin yayımladığı ağaç, çevre temizliği, bilmem ne haftası…vs hutbesi yerine her camiide hutbe niyetine okutulması gereken muhteşem bir yazı.

    bildi dolu makalelerinizi dönüp dönüp okuyorum sevgili Nezih Bey,