Üsküdar'a yeniden Merhaba

cesme.jpg Türk’lerin büyük yürüyüşü sırasında Karadeniz’in kuzeyinden gelerek eski Bulgaristan’ın Deliorman bölgesine yerleşen Oğuz’ların “Uz Türkleri” nden bir çiftçinin oğlu olan acar bir genç, asrın başında İstanbul’a gelerek doktor mektebine yazıldı. Bir süre sonra anne ve babasını da getirdi. Üsküdar’da Tunusbağı’nda bir ev satın alarak yerleştiler.

Rüştiye ve idadiye kademesinde Osmanlı okullarını Şumnu’da bitiren genç, o zaman “tıbbiye-i şâhâne adını taşıyan okulun son sınıfında okurken Çanakkale Harbi patladı. Bunun üzerine Osmanlı genel kurmayı, tıp mektebinin tüm son sınıf öğrencilerini, “mülazım evvel”rütbesi ile orduya aldı.

Yakın çağın en korkunç sömürge savaşlarından biri olan Çanakkale “melhame-i kübrası”nın devamı sırasında Şumnu’lu genç tüm sınıf arkadaşları ile birlikte cephede vazife gördü.  Savaş, doktor mektebinin staj devresi gibiydi. Öğrenciler derslerini uygulamalı olarak harp meydanlarında görüyorlardı. Kitapları ve ders notları yoktu. Kitapları kanlı şehit cenazeleri, ders notları insan parçalarıydı.

Savaş sona erdi Çanakkale boğuşması kazanılmış, düşman durdurulmuş ama ne hikmetse savaş kaybedilmişti. Muharebeyi kazanmış, savaşı kaybetmiştik. Kazanılan şanlı zafer diplomat masalarında heba olunca Ordu’nun ayakta kalan kısmı da dağıldı. Ancak Balkan faciasından beri askerin şerefini kurtarmaya çalışan bir grub yürekli Osmanlı subayı, ünlü Sultanahmet Mitinginden sonra başlayan “Milli Uyanış” a katıldılar. Şumnu’lu genç ve sınıf arkadaşları aralarındaydı.

İstiklal savaşında Şumnu’lu, Bursa Askeri hastanesindeydi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir emir subayı olarak, doktor yokluğunda oradan oraya koşuyor, zaman zaman cephenin tam ortasında yer alıyordu. Biri doktor, diğeri İzmir Sarıkışla bombardımanında şehit olan topçu binbaşısı iki oğlunu savaşa gönderen Aile, o sırada yine Üsküdar’da oturmaya devam ediyordu. Ayrıca memleketten kopup gelenlerin çokluğundan daha geniş bir eve çıkma gereği duyuldu ve Atikvalde semtinde üç katlı ahşap bir ev satın alındı.

ev.JPGŞumnulu genç, bu satırların yazarı aciz muharrir’in muhterem babası Mehmet Muhlis Uzel’dir. Ana ve babasını ve tüm ailesini Savaşın felaketinden korumak üzere 100 yıl önce fevkalade zor şartlarla Üsküdar’da bir ev satın alan ve  “Uzların” onbeş asırlık Asya yürüyüşünü Üsküdar’a  kadar uzatarak burada noktalayan kişidir. 1884 ile 1953 yılları arasında yaşamıştır.

Doktor Mehmet Muhlis Uzel ve ailesi 100 yıldan beri Üsküdar’da oturuyor.  Benim 54 yılım bu kasabada Selamiali Mahallesi, Ekmekçibaşı sokağı 11 no’lu evde geçti. TRT’den emekli olduktan sonra “bu şehir çok kalabalık oldu, artık burada yaşanmaz, başka yere gitmeli” diyerek Sapanca’ya yerleşmiştim. Yedi sene zor durdum. Geçen hafta pılı pırtıyı toplayıp Üsküdar’a geri döndüm. Kaybolmuş bir vatanı yeniden bulmuş gibiyim. Sanki “vaad edilmiş toprağa” yeniden kavuştum. Tüm eski dostlarımla, gençlik arkadaşlarımla buluştum.  Üsküdar’ın aziz belediye başkanı Mustafa Kara Sapanca’ya araç göndererek eşyamı naklettirdi. Bu beni fevkalade onurlandırdı. Unutmuştum, bu yüzden Üsküdar’ın bir parçası olduğuma inandım.Sanki Üsküdar’da yeniden doğdum.

tekke.jpgÜsküdar’a merhaba ! Üsküdar’a  Tekrar merhaba, Özbekler Tekkesi’ne, Sultantepe’ye, Toygar’a, Çamlıca tepesine, Sarıkaya’ya, Nakkaş Tepe’ye, Doğancılar yokuşuna, Karlıkbayır’a, Harem ve Salacak iskelelerine, Balaban İskelesine, Üsküdar Çarşısı’na, Ahmediye sapağına, Kepçe dede’ye, Bandırma tekkesi’ne, şeyh Yusuf Fahir baba’ya  merhaba..Fethi Paşa ve Arapzade korusuna , Paşa Limanı’na merhaba.. Kuşkonmaz camiine,  Miskinler tekkesi’ne merhaba, İskele Mihrimah Camiine, Muhteşem Sultan I. Ahmet Çeşmesine, Gülnuş Emetullah ve Nurbanu Sultan’ların Camii’lerine ve vakıflarına, Gülfem Hatun ve Karadavud mescidlerine merhaba.. Hüdai ve Şeyh Nasuhi Dergahlarına, Karacaahmet Sultan ve Müştak baba’ya.. Merhaba.. Şeyh Necmeddin efendi’ye, Nafiz Amca’ya, Eşref Efendi’ye, Hattat Nccmeddin Hoca’ya Aktar Mustafa’ya, Derviş  Tufan’a, Kahveci Abdullah’a, Nedim, Ziya ve Yunus bey’lere Şeyh Aziz Çınar’a merhaba.. Aşçı Fuat’a merhaba..
Tüm gelmiş geçmiş ve gelecek Üsküdar’lılara Merhaba dostlar.. merhaba.

mermer.JPG

Bu yazı şundan bundan kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Adil Bora

    Hoşgeldiniz Nezih Bey, siz dostlarınızın gönlünde, buralardan hiç gitmemiştiniz ki… yine de Hoşgeldiniz…

  • birsen elveren

    Üsküdar’da size kavuştu efendim.Yazınızı gözlerim yaşararak okudum,ismini andığınız yerler ve kişiler kimbilir nasıl hoşnutturlar.Ben de bir zamandan beri Nafiz hoca,Mustafa Düzgünman,Eşref Ede,Aziz Çınar,Şeyh Necmeddin ve diğerleri ile birlikte yaşıyorum sanki.Sanki o zamanlardayım ve onlar da birer köşebaşındaymışlar da gülümseyerek,bazen de kızgınlıkla bizi seyrediyorlar.Belki 2 asırdır İstanbul’lu olan,20 yaşında ayrılıp 24 yıl sonra geri dönen ve gördükleriyle büyük bir hayal kırıklığı yaşayan fakat daha sonra İstanbul’da yeniden doğmuş gibi olan biri olarak ben de size “hoş geldiniz” diyorum.Güle güle oturun efendim,geçmişteki ve gelecekteki(lafın gelişi işte,her şey bu anda mevcut değil mi zaten)tüm sevdiklerinizle…

  • üsküdar,lı mithat

    HALVETTEN ÇIKIŞINIZ MÜBAREK OLSUN TEŞRİFİNİZ HAYIRLARA VESİLE OLSUN .NE KANDİLLER NE RAMAZANLAR GÖRDÜ SARI ŞEYH ÜSKÜDAR.INDA NE EZANLAR DİNLEDİ İSKELE MEYDANINDA GÖZLERİ NEMLİ . MUHLİS BABAYA HAK RAHMET EYLEYE . SEFALAR GETİRDİNİZ SİZİN VE TÜM DOSTLARIN MİRAÇ KANDİLİ MÜBAREK OLSUN. FAKİRİNİZ.

  • Ismail Simsir

    Efendim, tebdil-i mekanınız hayrılara vesile olsun inşallah. Allah’a emanet olun.

  • hasan bakırcı

    hoş geldiniz hoşnutlar getiridiniz efendimmmmmm

  • Şemseddin Fari

    Yeni devlethanenizin muhitini ve yerini lütfeder misiniz?

  • Adil Bora

    Kandilimiz mübarek ve hayırlara vesile olsun.

  • Gülden Arbaş

    Muhteşemsiniz! Yazınızın “Üsküdar’a yeniden Merhaba” başlığını şükrederek,devamını ise heyecan ve zevkle defalarca okudum.Sadece 7 kısa paragrafta,Türklerin Orta Asya’dan başlayan büyük yürüyüşünü,Oğuzları,Osmanlıyı,Balkan ve Çanakkale Harplerini,”Millî Uyanış” ve Türkiye Cumhuriyeti tarihini; Rumeli’li,hazîn ve zor günler yaşamış,onurlu bir ailenin hâtırâtını,okuyucuya anlamlı bir film seyreder hissinde verebilmek acaba “Üsküdar’ın sırrı”ndanmı yoksa “Sırlı bir Üsküdarlı” oluşdanmı diye düşündüm ama “Sır” işte bilemedim! Şahsınızla birlikte kaleminize olan hayranlığımı ifâdeme müsâadenizi arz ederim.”Üsküdar’da yeniden doğuşunuz” kutlu olsun! Sizi “geçmişte ve gelecekte de bir Üsküdarlı” olarak saygı ile selâmlıyor, Âşk-û Niyâz ediyorum efendim.

  • Adil Bora

    Milli şuurumuzun bir meyvesi olan ve halk içinde Kabotaj kanunu olarak bilinen yayinlandigi tarihte ve halen büyük önemi bulunan 815 sayili 1926 tarihli TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE(KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYI SAN’AT VE TİCARET HAKKINDA KANUN’un şemsiyesinde, bugün “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” mız kutlu olsun…

  • mucteba

    bomboş bir vapur gibi
    gözlerimizde ölüm izi
    eskisi gibi değil üsküdar
    bir misal oldu artık hepsi