Tombul Sultan'ın Camii

mihrimah.jpeg
Mihrimah Sultan 1522-ı578

Kanuni Sultan Süleyman’în kızı Mihrimah Sultan hz. için Mimar Sinan’ın dehasından çıkan  ıki cami ve bir aşk hikayesi hakkında bir soru  üzerine görüşlerimi arzediyorum:

Bu eski bir görüştür. San’at tarihinin yaşlı kurnaz reitingçileri tarafından eski yıllarda uydurulmuştur. Mihrimah Sultan ve Mimar Sinan arasındaki aşk hikayesi de bir fanteziden ibarettir. Söylemin bir başka şekli de şudur: Güya Sinan Mihrimah Sultanı zarif, ince endamlı bir saray güzeli olarak hayal etmiş, Edirnekapı’daki Camii inşa etmiştir. Daha sonra Sultana belki yaşlılığında rastlamış ve tombul ve şekilsiz bir kadın olduğunu görünce Üsküdar’daki geniş saçaklı camii yapmıştır. Bu her iki yorum da yersiz, saygısız ve yanlıştır.

Bu yorumlara Mihrimah Sultan’ın topuklarına kadar inen saçları motivsyonu eklenince olay daha da dramatik bir hal almıştır. Olayın aslı bence şudur: Sinan’ın tüm eserlerinde binanın oturacağı alanın seçimi olağanüstüdür. Her eser sanki ovaların, tepelerin, denizlerin, nehirlerin, göllerin, genel doğal dekoru içinde yer kıvrımlarının  nihai düzenlenmesi gibi görünür. Bu Düzenlenme yaradılmışlardan yola çıkarak Yaradana derin bir teslimiyet ifadesidir. Ustanın her eseri layemut orkestranın bir parçası ve devamıdır.

10_78suleymaniye2.jpg
Süleymaniye Camii 1551-1558

Süleymaniye’ye Halıcıoğlu ve Sütlüce sahillerinden bakarsanız o bir tepenin göğe uzantısı gibidir. Sizi izler… Tüm Haliç sahili boyunca saatlerce yürüseniz arkanızdan gelir, hiç bırakmaz peşinizi, deliler gibi dönüp dönüp bakmaktan asla yorulmaz ona doyamazsınız. Üsküdar sahillerinde “kuşkonmaz camii” olarak anılan Şemsi Paşa camii denizden çıkmış, henüz üzerinden billur damlalar süzülen murassa bir mücevher taşıdır.

mihrusk.jpg
Üsküdar Mihrimah Camii 1548

Sinanın Mihrimah Camii’nin Üsküdar nushası, Usta’nın oraya, Sultan hz. adına bir de köşk yapması ile “Sultantepe ” adını alan tepenin alt tarafındadır. Burada da ihtişam aynıdır. Cami geniş saçakları ile Yukardan kopar aşağıya, denize kadar iner. Aynı Sultan adına yaptırılan Edirnekapıdaki cami ise güneşin battığı kesintisiz bir alanda birden yükselen bir duadır.

e_mihrimah.JPG
Edirnekapı Mihrimah Camii 1562-1565

Efendimiz, Sultan Hazretlerinin topuklarına kadar inen lepik saçlarının, yeryüzünü taş ve sıvayla bezemekle görevli bir Hakk dostunu fazla ilgilendireceğini zannetmiyorum… Hem Sinan Sultan’ı nerede ve nasıl görecekti ki ? Slm

Bu yazı Altın Sorular kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Adil Bora

    Adına cami yaptırılan olmak ne güzel bir duygudur kim bilir,
    Ya bir güzel’in ugruna cami yaptırmaya ne demeli,
    öyle de güzel böyle de güzel duygular veriyor insana,
    Usta’nın ruhu şad olsun, dinince dinlensin…
    Tombul’un saclarına, sıskanın bakışlarına benzetmektense,
    Zatıalinizin sahane tespit ve iddiasindaki gibi bir mimari eserin bulundugu konum, işik ve hareketliliğe gore uyumlandirilmasi ise fevkalade makbul ve eftaldir elbet… omrünüze bereket…

  • Hakkı Farukoğlu

    “Dinince dinlensin” gayri müslimlere söylenir. Sinan’dan şüphemiz yoktur!

  • Ömrüne bereket Farukoğlu aklımdaydı, düzeltecektim, sen daha önce davrandın. Evet “dinince dinlensin” islam olmayan ibadullah için söylenir. Sayın Adil Bora’nın yorumunda görünce önce yadırgamış ama acaba bir düşüncesi mi var ? demiştim. Kendileri bu yorumu görürlerse lütfen bize fikirlerini söylesinler.

    Müslüman olmayanlar için bir değim daha var o da:”müteveffa” Bunu da rahmetli Cemal Gürsel’in ölümünde haberciler yanlışlıkla söylemişlerdi.

  • Adil Bora

    Bu sözün gayri müslimler için sarf edildiği malum ve aşikardır, ama siz yine de hemen celallenmeyiniz, biraz gölgede istirahat ediniz, iyi gelir. Müslim gayri müslim bu tarafin işleri, eşiği geçip akdin başladığı noktaya döndüğünüz an bir daha dönüşsüz müslümansınız. Şehadetlerimiz makbul ve mubarek ola…

  • serdar

    Rivayete göre Mihrimah Sultan iki camii yaptırmak ister. İlk okunan ezan ile son okunan
    Ezanın kendi camilerinde okunmasını ister. Birisi Üsküdar da, diğeri de Edirne kapıda bulunan
    Bu camileriyle arzusuna ulaşır.
    nisan ayında mehtap yani mah, çamlıca sırtlarından yani mihrimah sultan camiinin iki minaresi arasından doğarken, mihr yani güneş, edirnekapıdan aynı çizgide mihrimah camiinin kubbesi üstünden batar.

  • serdar

    bu arada hocam yeniden merhaba

  • Senem

    Efendim bilmiyorum yeri mi ama, esma zikirleri konusunda yardımcı olabiliyor musunuz? Zikirlerimde ana yardımcı olabilecek yol gösterecek birini arıyorum, çok garip bir tesadüfle sitenizi buldum belki bir fikir verirsiniz diye size yazmak istiyorum.Mürşidlik kavramına inanıyorum gelişigüzel zikirden fayda göremedim..
    bana emailime yazabilir misiniz cevabınızı?
    Saygılarımla ellerinizden öperim

  • ;Mürşidiniz olacak. İntisabınız olacak. Mürşid hale ve istidada göre zikr verecek, Ahmet Yesevi, duydunuz mu ? Türkistan sufilerinden, 800 yıl önce “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” Dedi çok tehlikelidir. Şeytan kendini melek gibi gösterebilir. “Ben zikr öğreniyorum” demek sadece “kötü bir taklide kapılmaktır” Sakın denemeyin, sonu hüsrandır. Bütün bildikleriizi unutup bir an önce bir mürşide çırak olmalısınız. Mürşid geçilecek yolları gösteren deneyimli kişidir. Bunun Kuralı böyle Slm.