Kırkyedi desibel feryad


Etats-Unis
-Un juge ainsi que deux magistrats ont écouté un enregistrement de 10 minutes où l’on entend le couple, mis en examen après que des voisins et des passants ont porté plainte pour nuisances sonores. Les voisins du couple racontent que les ébats débutent aux alentours de minuit et se prolongent jusque 2 ou 3 heures du matin.

 Les cris de plaisir poussés par Mme Cartwright sont décris comme alarmants, douloureux et hystériques. "On a l’impression qu’on est en train de la tuer" raconte un voisin. Au plus fort de l’action, les cris atteindraient 47 décibels! C’est du moins ce qu’affirme des spécialistes qui auraient mesuré le volume sonore depuis un appartement jouxtant celui des Cartwright. La principale intéressée se défend en invoquant le droit "au respect pour sa vie privée et familiale" défini dans l’article 8 de la Déclaration des droits de l’homme. Elle déclare également ne pas pouvoir s’empêcher de crier et a fait appel à un sexologue pour confirmer ses dires. (Courtoisie Yahoo)

Türkçe özet : Bir Amerikan mahkemesi, komşuları tarafından şikayet edilen bir ailenin ses kayıtlarını inceliyor. Şikayetçiler genellikle gece yarısı bayan Cartwright’ın yüksek sesle haykırışlarını  duyduklarını ve « kocasının onu  öldürdüğünü » sandıklarını söylediler. Komşular Cartwright ailesine yakın bir apartmanda uzmanlara  yaptırdıkları bilimsel araştırmada cinsel ilişki sırasında bayan Cartward’ın 47 desibel’in üzerinde ses çıkardığının anlaşıldığını söylediler. Yargıçlara karısının bağırmasını önleyemediğini açıklayan bay Cartwright, insan hakları beyannamesinin aile mahremiyetine ait 8. maddesi ile kendisini savundu ve  mahkemenin bir seksologu dinlemesini önerdi. (Teşekkürler Yahoo)

Bu yazı Planéte kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • betül merkan

    mr. cartwrith, pek mahremiyet kalmadı ama

  • Artık mahremiyet diye bir şey kaldı mı ? O asil insanların zamanıydı.

  • Adil Bora

    Bu arada duvarların ses geçirmesine önlem almak üzere bir de müteahhit katılsa mahkemeye fena olmaz sanki. TRT stüdyoları gibi bir ızolasyon ile sorun çözülebilir belki.

  • Sayın Adil Bora, İstanbul’un doğusunda, Karadeniz kıyısında bir Ağva yerleşkesi vardır. Oranın Yakuplu köyünde bir zaman misafirdim. Yattığım odada her köy evinde bulunan gasilhanelerden biri vardı. Burası yüklüğün çinko kaplı küçük bir bölümüydü. Dikkat ettim: Su gideri yukarıdan aşağı zemine doğruca inen toprak künklerle sağlanmıştı. Akıntı yolunda bir es veya dirsek yoktu. Ev sahibi merakımı görünce anladı, izah etti: “Bu oda misafir odası,misafirimiz hanımı ile gelir ve gece gusûl abdesti ihtiyacı doğarsa, su sesi duyulmasın ve misafir mahçup olmasın diye bizim evlerimizde hep bu vardır” dedi. Dikkat buyurunuz burası bir köy ve bu gelenek bir köy kültürüne ait. Bu bir yaşam biçimidir. Bir üslûp meselesidir. Etiğin estetiğidir. Yaşamda hünerdir. Vahşi hayvanlar gibi “47 desibel” bağırıp yeryüzünü ayağa kaldırmak da anglo-sakson kökenli Amerikan kültürüne aittir. Hoşçakalınız.

  • Otelde mahremiyet eksiktir, sadece bazı şeyler ayıp sayılır, ama evde namustur değil mi ? Namussuzluğun çağdaşı olmaz…