Fazîlet'le Rezâlet Şaşkın

karga.jpg

 

Hoca yazılarına yeniden mi başladı ?

-Evet yazıları kestiğinde onu tehdid ettiler “seni vururuz” dediler. gaaak.gaaak.

-Ne diyorsun dalga geçme,

-Hayır doğru söylüyorum, bana inanmalısın.

-Nasıl inanırım sana, seni tanıdım, sen  Rezalet kargasın. Gak.

-Unutmuştun galiba gaaak gaaak.

Fazilet beni hasta etme, Hoca yazılarını keserse sen de yok olursun ben de gaak.

-Başka Hoca bulurum.

Nah…bulursun…

-Bırak şimdi boş boğazlığı ne oldu anlat…

 

-Anlatsam dinler misin ? dinle öyleyse gaaak, Adamın yazıları birikti, çıkması gereken kitapları gecikti, siparişler çoğaldı, yazarlık derdi bini aştı, sonunda Hoca buradaki yorumlardan da sıkıldı. Anlamsız ve sonuçsuz tartışmalardan bunaldı, yazılanlardan utandı, Gaak. Guruk, bir bildiri yayınlayıp yazı işine son vermek istedi ama tutmadı. Yazıları kesmeyi bir başka bahara bıraktı, lâkin neş’esi yok, gaak guruk guruk tısss.

-Neden ?

-Sen hayatta her istediğini yapabiliyor musun, hangi çöplükte eşindin bu gün ?

-Beni karıştırma Hocayı anlat…

 

Hoca sakin, son çıkan kitabının da fırtınası geçti, 1500 ytl teklif hakkı aldı, kredi kartlarını ödedi, şimdi evde düz oturuyor. Geçen hafta gelen giden oldu. Düzce’den Kültür müdürü İrfan bey ve arkadaşları geldi gaaak, gurk, Hocayı Düzce’ye nakletmek istiyorlar…Aynı gün İstanbul’dan gelenler oldu, onlar da adama – İstanbul’a geri dön…dediler. İzmitli’ler Hoca’nın zorlaması ile bir “Mevlevî Evi” açmaya karar verdiler, İzmit Belediyesi’ne devredilen eski SEKA lojmanlarından birini ayırıp onardılar, ev sıvandı, boyandı, perdeler takıldı, sedirler sipariş edildi. Yakında mutfağa pilav kazanı konacak Gaaak, Guuuk

-İyi… senle bana da bir damaltı ayırsınlar, Gaaak gurk.

-Bahçede ağaçlar var, onlara konarsın, bir de yıkık Roma hamamı harabesi…

-Ona sen kon

-Ben baykuş değil kargayım…gaaak.

 

Rezalet, Hoca sahiden yazılara yeniden başladı mı ?

-Başladı hem de Caner Ergun’un yapacağını söylediği yeni sayfayı beklemeden

-Neden verdiği sözü tutmadı ?

-Olaylar bastırdı, dayanamadı, “kendim dursam, kalem durmuyor” dedi. Gaaak. Guk.

-Kalem işi bitti şimdi klavye var…

Klavye milavye neyse,

-Pekiyi yorumlardan sıkıldı demiştin, yorumlar düzeldi mi şimdi ?

-Hayır düzelmedi, eskisi, gibi gidiyor…Gaaak.

-O zaman bir süre sonra Hoca yine sıkılacak demektir…

-Sadece yorumlar değil ki konu, o yorumlar için zaten bir çare buldu, kızdığına aldırmıyor. Bir çeşit zırh icat etti. Dert çıkaran yorumu gündeme sokmuyor. Gaaark Guuurk, Guruk.

 

Aslına bakarsanız Faziletle Rezaletin üzerinde tarifsiz bir şaşkınlık var. Hoca’nın  iki ay kadar süren yazı boykotundan en çok etkilendikleri anlaşılan bu kargalar buralarda kendilerine iş kalmadığını anlayarak bir süredir tüylerinin kara rengi gibi kara kara düşünmekteydiler. Hoca bir daha bizim adımızı anmaz diyorlardı. Tekrar yazıya başladığına bir türlü inanamadılar, hâlâ da inanmıyorlar, Rezalet durumu biraz anladı, Fazilet ise temkinli ve kuşkulu…Kolay inanacağa benzemiyor.

 

Siz yine de bu iki mel’anet Karga’nın dediklerine bakmayın, onlar bir dalda durmaz ki, yarın nereye konacaklar, nereye uçacaklar, hangi harabeyi karışlayacaklar, hangi çöplüğe dalacaklar, göreceğiz.

Bu yazı Kargadan Haberler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Gokhan Okten

    Kararınız mubarek, yolunuz açık, önünüz ardınız güllerle dolsun, dikenler melanetler uzak olsun. Her yazınızla her temasınızla yine yeniden hoş geldiniz safalar getirdiniz, lezzetler ziyafetler sundunuz sanal alemdeki gönül soframıza.

  • Sulecan

    Selam

    Rezalet ve Fazilet’i hakli cikarmak istemeyenler… Lutfen yorumlarinizin kalitesine dikkat ediniz. Yani herkes, bu yaziyi yazan kisi dahil.

    Sevgiler hocam,

    Bir kusur ettiysek yani kendi namimiza affola… Okumaya devam gucumuz yettigince.

  • AHMET ISPARTA

    Efendim,

    Sizin ve bu bölümü okuyan herkesin Mevlid Kandilini tebrik ediyorum.

    Bu vesileyle bir sualim olacak: İnternet üzerinde Hüseyin Sebilci’ye ait bir na’t-i şerîf dinledim. Galiba, bu benim kendisini ilk dinleyişim. Açıkçası mest oldum. Kendisi hakkında sizden birkaç satır olsun malumat alabilir miyiz?

    Bir de okuduğu na’tin metni kime ait, bilginiz var mıdır?

    Şâfî-i rûz-i ceza eşref-i sermed geldi

    Gözleri Hakk’a açan Şâfî-i ermed geldi

    Vird-i Hak’dan o zaman bir hükm-ü emed geldi

    Semâva vâdîsine cezr ile bir med geldi

    Çünkü dünyaya güzel gökteki Ahmed geldi

    Allah’ın sevgilisi doğdu Muhammed geldi

    Beşyüz altmış dokuzu mîlâdın Fi’l senesi

    Söndü bin senelik putperest âteş gecesi

    Çöktü ondört şehr eşin Kisrâlar emkinesi

    Nûşirevân’ın bundan korkup kaçtı sînesi

    Çünkü dünyaya güzel gökteki Ahmed geldi

    Allah’ın sevgilisi doğdu Muhammed geldi

    Acip bir rûya gördü Fârisdeki mübdan

    Endîşeler eyleyip korktu Nûşirevân

    Kâhinlere sordurdu neşeylerdir bu olan

    Sâva gölüde battı yine ayni o zaman

    Çünkü dünyaya güzel gökteki Ahmed geldi

    Allah’ın sevgilisi doğdu Muhammed geldi

    Kâhinler dediler elâmetlerin tamâmı

    Son Peyğamber geliyor enbiyâlar imâmı

    Habîbullâh Muhammed mürsellerin hümâmi

    Bundan böyle dünyada kurulur Hak nizâmi

    Çünkü dünyaya güzel gökteki Ahmed geldi

    Allah’ın sevgilisi doğdu Muhammed geldi

    Putların yıkılması Ka’be’de korkunç oldu

    Kâfirlerin benzi o an sarardı soldu

    Âlem tebeddüle illetti bir başka âlem oldu

    Cihân yer gök nurlarla doldu

    Çünkü dünyaya güzel gökteki Ahmed geldi

    Allah’ın sevgilisi doğdu Muhammed geldi

    O mürşid-i âlemdir beşer anın dervişi

    Ona muâdil olmaz tahkik yok bir eşi

    İsmi Muhammed Ahmed Arabî hem Kureşî

    Hâdi doğdu âleme hidâyetin güneşi

    Çünkü dünyaya güzel gökteki Ahmed geldi

    Allah’ın sevgilisi doğdu Muhammed geldi

  • Sulecan

    Herkese hayirli kandiller diler,

    Hocacamin ellerinden oper, sevgilerimi iletirim.

    Sule Altundag

  • dr.abdullah

    sn ahmet ısparta beyefendi,sebilcinin bu kasidesini hangi internet sitesinde dinledi acaba,bilgi verse de biz de dinlesek…

  • Sayın Isparta,
    Sebilci merhum’la son yıllarında Kadıköy’de rahmetli Arûsî şeyhi Aziz Çınar, Üsküdar’da Özbekler Tekkesi, Kocamustafapaşa’da Sümbül efendi, Karagümrük’te Nureddin Cerrâhî,yine Üsküdar’da İzmirli’nin kahvesi ve Karacahmet Seyyid Ahmet deresi İranlılar Camiinde beraberdik. Bunlar hatırlayıp sayabildiklerim. Bu beyitleri okuduğunu hiç işitmedim. Bu eseri hiç duymadım. Tavır pek İstanbul neş’esine benzemiyor. Sebilci göçeli otuz yıl var, artık kimse sesini hatırlamıyor,kayıtlar eskidi, üslübundan ise hiç haber yok, taklitleri yetmiyor, asılları kayıp, dolayısıyle araya başka sesler karışıyor, siz dinlediğiniz kişinin Sebilci olduğuna emin misiniz ? Maasselam.

  • AHMET ISPARTA

    Abdullah Bey,

    Kayıdı dinlediğim site, benim için çölde bir vaha gibi… Üsküdarlı Ali Efendi’den Durakçı Kemal Baba’ya, Hafız Kemal’den Neyzen Halil Can’a kadar pek çok üstadın sesini soluğunu ilk kez duyma bahtiyarlığına erdim. Allah bu siteyi hazırlayanlardan ebeden razı olsun.
    Bağlantı aşağıda:

    http://www.sonpeygamber.info/tr/content/view/835/1061/lang,tr/

  • AHMET ISPARTA

    Hocam, ben de dinlediğim sitenin nakiliyim… Doğrusunu büyüklerimiz bilir. Acaba dinledikten sonra bilgimizi tashih eder misiniz?

  • Siteyi buldum ve dinledim, doğrudur. Bu ses Sebilci Hüseyin methum’a ait. Ancak sitede verilen biografide bir hâtâ var: Sebilci gençliğinde sokaklarda su satmazdı, su satan ve mazhar vurarak kasideler okuyan ağabeyi Mazhar’dır. belki onunla beraber gezmiştir. Her ikisi de Kasımpaşa Çürüklük Dergahı mensubudur. Maasselam.

  • AHMET ISPARTA

    Sayfanın muakkipleri için Hüseyin Sebilci hakkında muhtasar malumat. (Bugünün Meşhur Huffazı-Kiramı ve Mevlidhanları -1965- adlı eserden.)

    Küçük yaştanberi ilahi bir aşk içinde yuvarlanan iki kardeşten biridir. Sekiz on yaşlarında idi, biraderi merhum Mazhar Efendi ile birlikte, arkalarında siyah meşinden yapılmış bir elbise omuzlarında, kırba ellerinde, içi âyetlele yazılı taslarla, sokak sokak dolaşıp mersiyeler okuyarak halkın yanan yüreklerini söndürmek için su dağıtırlardı.

    Bir gün çeşme meydanıda yanık sesleriyle, hazin hazin mersiyeler okuyarak halkın yanan kalplerini söndürmeye çalıştıkları esnada, tesadüfen oradan geçmekte olan Tophanede Nusretiye Camii müezzinlerinden Hâfız Kemal Efendi başında sarığı, arkasında tertemiz cübbesiyle yolun ortasında oturarak: “Allah aşkına olsun okumaya devam ediniz!” diyerek rica etmiş ve mest olup ağlayarak kendinden geçmişti. Yoldan geçenler, atlı arabalar ve o zamanın atlı tramvayları hep oldukları yede, âdeta çivilenmiş gibi kalmış, hayran hayran bu âşıkları dinliyorlardı.

    Üç sene sonra Balkan Harbi başlamış, Hüseyin Sebilci askere alınmış, bu sefer de elinde sancak ile Türk müslüman mücahitlerine su dağıtmaya devam etmişti. Balkan Harbini takibeden Birinci Cihan Harbinde ise Veled Çelebi Hazretlerinin maiyetinde Şam’da, Mevlevî taburunun mıtrıban sınıfında vazife alarak, askere marş muallimliği yaptı.

    Terhisinden sonra günden güne artan aşkı neticesi, hizmete başladı. Bahariyye tekkesi kudümzenbaşısı Şevki Bey’den ve Hüsâmeddin Dergâhı postnişîni amıcası İzzet Efendi’den, Kasımpaşa zâkirbaşısı Şeyh Cemal Efendi’den dini musiki meşk etti. Selanikli Ahmet Bey’den udî Abdî Bey’den de lâdinî musiki meşk etti.

    Bir iki sene evvel Eski Boş Beşik ismindeki filmde “Ey benim ciğerpâre yavrumu alan” diye okuduğu o hazin gazelleriyle filim seyircilerini hüngür hüngür ağlatmış, bu suretle de kadr ü kıymetini bir kat daha meydana koymuştur. (60-61. sayfalardan)

  • dr.abdullah

    efendim,çok teşekkür ederim..verdiğiniz siteyi gördüm harika kayıtlar var,hazırlayanlar ve zat-i aliniz”son peygamber”in şefaatine nail buyurula…

  • Sulecan

    Sayin Ahmet Isparta,

    Adi gecen zatlardan basta Neyzen Halil Can olmak uzere, Neyzen Tevfik de dahil bircok kiymetli ustadin ney kayitlari Kalan Muzik tarafindan 2 CD halinde bir araya getirilmisti. Ondan da istifade edebilirsiniz.

    Selamlarimla

  • AHMET ISPARTA

    Şulecan’a teşekkür ederim. Yalnız buradakiler -en azından bir kısmı itibariyle- sanırım başka yerlerde yayımlanmamış ses kayıtları. Ayrıca gerçekten emek sarfedilerek hazırlanmış bir site. Bu yüzden nazar-ı dikkatinize arz edilmiştir.

  • Muhtefi

    Oldukça gecikmiş bir yorum. (Eski yazıları karıştırıken gözüme çarptı)

    Sayın Ahmet Isparta’nın bahsettiği naat,Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi son postnişîni Mustafa Hilmi Sâfî Hazretlerinin Damadı ve Halifesi, Beyazıd Kütüphanesi Hafız-ı Kütüblerinden Mustafa Hazmî(Tura)Uşşâkî hazretlerinden müstahlef olan Osman Zeki Yücebilgiç’e aittir. Kendisi şiirde “Hâdî” mahlasını kullnırdı. Divânı 1964 ve 1988 yıllarında iki baskı olarak Toker yayınlarınca basılmıştı. Yeniden ele alınması gereeken bir eserdir.

    Sebilci Hüseyin Efendi’nin amcası’nın Mustafa Hilmi Sâfi olduğunu sanıyorum. İnegöl Müftüsü İzzet Efendi Mustafa Hilmi Efendinin ecell-i hulefâsından olup,1926’dan sonra İnegöl’de mukim olduğundan Âsitâne postnişinliğini (Dergahlar kapandığından sadece Sâfi Efendi’den bakıyye kalan ihvânın teslik ve terbiye vazifesini) Hüseyin Vassaf’a tevdi etmiştir..

    Sebilci Hüseyin Efendi’nin soyadını herkes “Sebilci” zannederdi.Halbuki soyadı mesleğine uygun bir surette “Okurlar” idi.
    Ağabeyi Mazhar’ın okumasının Sebilci Hüseyin’den kat kat iyi olduğunu , onun okuduğu mersiyelerde dinleyenlerin kendilerinden geçtiğini bizzat dinleyenlerden işitmiş idim. Ayrıca Sebilci Mazhar Efendi ismiyle müsemma, son derece mükemmel “mazhar” vurur imiş. Tek bir mazharla Çürüklük Tekkesi’nde zikir idare ettiği vakiymiş.

    Sebilci Hüseyin Efendi hakkında bir tez yapılmıştı. Ama yeterli olduğu söylenemez. Hakkında iyi bir kitap yazılamalı.

    • Elif

      Merhaba, hadi divanı üzerine çalışıyorum şu an, bir hafta içinde tezimi teslim edeceğim, google’de ararken yorumunza rastladım ve yazmak istedim. Selamlar

  • Destur

    Esselamu Aleyküm,

    Muhtefi rumuzlu kardeşim;
    Mustafa Hilmi Sâfî Hazretlerinin Damadı ve Halifesi,
    Beyazıd Kütüphanesi Hafız-ı Kütüblerinden Mustafa Hazmî
    (Tura)diye yazdığınız değerli Muhterm Efendini ismi
    Mehmet Hazmi Tura’dır hatırlatmak istedim

    Baki selam ve muhabbetle
    Destur

  • muhtefi

    Ve aleykümselam verahmetullah.
    Azizim Destur.
    Mustafa Hilmi Safi Hazretlerinden bahsedince halîfesinin ismini de mürşidinin ismi ile tev’em kılmışız. Doğrusu buyurduğunuz gibidir.
    Bu arada kendi hatamı -vesilenizle- kendim tashih edeyim.
    Osman Zeki Yücebilgiç hazretleri, Hazmi Efendi Hazretleri’nin değil, Mustafa Hilmi Sâfî hazretlerinin halifesidir.
    Arzetmiş olayım.

    Muhabbetle

  • Sencer

    Bu güzel muhabbete bir tashih daha yapılsa inşallah mazur görülür. Hazmi Efendi’nin Kasımpaşa Feriköy Helvacı Bacı kabristanındaki kabir taşına göre ilk ismi Muhammed.

    Merakımı bağışlarsanız hep Çürüklük Tekkesi’nden bahsediliyor. Buradaki tekkeler hep Rıfai tekkesi. Sözü edilen tekke Tatavla’daki Hz. Hüsameddin Asitanesi olmasın. Kıtapta Sebilci Hüseyin Efendi’nin amcasının İzzet Efendi olduğu yazılı. Mustafa Safî Efendi’nin halifesi İzzet Efendi olduğu gibi bir de Safî Efendi’den önce postnişin olan İzzet Efendi var. Ne diyelim artık soracak kimseler de azaldı…

    Selam ve muhabbetle.

  • Simurg

    Mehmed Hazmi Tura Beyazıt değil Murad Molla Kütüphanesine 6. Hafız-ı Kütüb olarak girmiş daha sonra Murad Molla Kütübhanesinde 1. Hafız-ı Kütüblüğe yükselmiş daha sonra da buradan Süleymaniye Kütübhanesi müdürlüğüne tayin edilmiştir. Beyazıt kütübhanesinde ise görevde bulunmamıştır.
    Baki Selam ve Dua ile
    Huu

  • Ahmet Isparta

    Sayın Simurg,

    Aktardığınız bilgi benim için heyecan verici. Bendeniz Murad Molla Kütüphanesi civarında doğdum, büyüdüm. Orasının mühim bir kütüphane olduğunu bilmekle birlikte, 6 tane hafız-ı kütübün istihdam edilebileceği kadar çok kitabın olduğunu düşünmek bile heyecan verici… Ayrıca Ahmed Cevdet Paşa’nın gençlik yıllarında Murad Molla Tekkesi’ne devam ettiği bilinmektedir… Allah hepsinin kabrini pür-nur eylesin…

  • Sencer

    Murad Molla Tekkesi demişken,
    orada vazife görmüş

    Ahıskalı Beyzade Hacı Seyyid Mustafa Efendi
    Ahıskalı Hacı Seyyid Abdülhalim Efendi
    oğlu Hacı Hafız Seyyid Muhammed Murad Efendi
    oğlu Hacı Muhammed Arif Efendi
    Rodoslu Ali Talîb Efendi
    oğlu Halid Efendi
    ve Ali Behçet Efendi hazretlerini de hayırla yad edelim.
    Hû.

  • Nuri

    S.A.kıymetli yorum yapan kardeşlerim.Uşşaki tarikatının meşayihlerinden Osman Zeki YÜCEBİLGİÇ(Hadi)/Seyri Sulukta adı Osman Hadi Ennur Hz.Olarak anılır ve yorum yapmış olduğunuz İlahisi Hadi Divanının 34.Sayfasında bulunmaktadır.Selam ve dua ile

  • Nuri

    Erenler meclisi âşık cenneti
    Hayfa buna lâyık insan kalmamış
    Mukallide kalmış merdân sohbeti
    Sâliklere himmet ihsan kalmamış

    Bir takım na puhte mürşidler çıkmış
    Esas_ı sülûkü temelden yıkmış
    Feyz bulamamış sâlikler bıkmış
    Seyr_i esma usûl erkân kalmamış

    Arzu mu olunmaz candan muhabbet
    Olmaz geçmişteki o tatlı sohbet
    nerde buna imkân bulunmaz elbet
    Görüşmeğe düzgün lisan kalmamış

    Nerde olgun derviş hepsi yorucu
    Hangi sâlik HÂDİ sözde durucu
    Samt ile tutmağa irfan orucu
    Zaman dervişinde iz’an kalmamış

    Osman Hadi Ennur Hz.

  • Fatih Faruk

    Selamun Aleyküm Hayırlı cumalar .Osman Hadi Yücebilgiç hazretleri hakkında bilgi talep ediyorum. Daha evvel tartışmada olan tez hazırladığını söyleyen elif hanım ve Nuri bey yardımcı olabilirler mi ?

    • Bu yazının sahibi Nezih Uzel Hocamız 2012 yılında Hakk’ın rahmetine kavuştu.

      • Fatih Faruk

        Nezih hocayı tanıyorum. Ama Bu yazının altına yorum yapanların mail adresleri görünüyorsa onlara esas sorum.

        • Ben yanlış anlamışım. O zaman ilgili biri bu yorumunuzu görürse size cevap yazar belki.