Şeytan'a Göz kırpıyor

papaz.jpg

  “İl Papa” Salenia Brocca 1999

Regensburg konuşmasından sonra Papa‘nin peygamberine sövdüğü bir Müslüman çoğunluğun yaşadığı ülkeye gitmesindeki garabeti bir gün Vatikan yöneticileri anlayacaklardır. Papa’nın Türkiye‘ye gelişi Türk halkı adına ne kadar anlamsız ise iki bin yıllık Vatikan yönetimi için de o kadar verimsiz olmalıdır.

Ne çare ki Vatikan da Vatikanlığını kaybettiği için kendini bu tehlikeye attı.   St. Pierre Katedrali‘nin uzun koridorlarında ve Papalık makamının süslü odalarında tek bir akıllı papaz kalmadı mı ki, söylesin o Papa‘ya ki :”adamların peygamberine çattın, hiç olmazsa unutacakları zamana kadar bir süre oralarda görünme…” desin… Acaba Papa ve kumpanyası başka bir amaç mı taşıyor ? gizli gizli birşeyler mi çeviriyor ? Ettiği hakareti kendisi unutmuş, aldırış etmiyor… Kendi makamının şerefini   çürütme pahasına Müslümanların yaşadığı bir ülkeye ayak basıyor… Değil Papa, sıradan bir insan bile bu kadar yüzsüz olamaz… İnsanda biraz utanma ağırlanma olmalı.

1248’de Yedinci  Haçlı seferine katılan Fransa kralı IX. Louis‘e savaşta esir olunca Mısır‘da nasihat etmişler ” sen akıllı bir adamsın gemiye binip, bu kadar denizleri aşıp, bunca Müslüman‘ın yaşadığı   bu tehlikeli ülkeye nasıl geldin ? Sen mahkemede tanık olsan, şâhitliğin kabul olmaz” Kral “neden ?” diye sormuş “Mahkeme, senin deli olduğuna hükmeder” demişler.

Bu ziyaret vaktiyle Halifelerin yaşadığı bu coğrafyada ne kadar muhteşem bir rezillikse Vatikan için de öylesine çok yönlü bir tehlikedir. Hiç kuşkusuz Bu olaydan Vatikan zarar görecek… Hatta değerli dostlar, Papa‘nın böylesine fütürsuzca İslam’a saldırmasından Türk Ortodoks dünyası bile rahatsız olacak, belki o, dillerden düşmeyen Ortodoks-Katolik yakınlaşması dahi arada kim vurduya gidecek. Bir devlet olan Vatikan nasıl olur da böylesine azim bir siyasî   hâtâ yapabilir. Bu hâtâ değil planlı ve sinsi bir politika olmalıdır. O Papa‘dır dinini çeşitli yollardan yaymayı düşünecek. Neden Türkiye yöneticileri buna araç oluyor…?

Papa’nın Regensburg üniversitesinde sözlerini naklettiği, benim de bir kere daha nakletmeye dilim varmadığı sözleri söyleyen Bizans İmparatoru veya herkimse   o lafları yedi yüz yıl önce haçlı seferlerinin sonuna yaklaşıldığı bir dönemde söylemişti. O, İslam-Hırıstiyan savaşında bir tarafın kumandanı olarak öyle konuşmuştu. Şimdi Papa Retzinger savaşa kaldığı yerden sanki devam ediyor gibi… Batı basını Papa‘nın bu inanılmaz tavrını eleştirirken “ne dediğini biliyordu…” diyor. O halde sayın Müslümanlar hazırlanın ! yeni bir haçlı seferinin tam ortasındayız. Papa ne dediğini biliyor ve Haçlı seferlerini başlatan Papa II.Urben gibi savaşa devam emrini veriyor…  

Papa‘nın   Türk hükümetini sollayarak bu topraklarda kendi başına hareket etmesinin anlamı nedir ? Bir tarafın kumandanı, savaşa girdiği karşı tarafın ülkesinde böylesine serbest dolaşabilir mi ? o ülkeye o halka, onun evinde, kendi yurdunda, kendi vatanında böylesine saldırıda bulunabilir mi ? Dünya nerelere vardı…    Papa geldiği gün tevkif edip nezarethaneye atmalı. Biri Türkiye’de böyle bir suç işlese yıllarca mahkeme ederler…

Radikal gazetesinde bir başlık “Türk’ün Papa ile imtihanı…” Bu   sözün ne kadar saçma, kırıcı ve yıkıcı   olduğunu o gazeteyi yönetenler acaba farketmediler mi ? O kişiler eğer Türk ise rahatsız olmadılar mı ? Türklerden ve Müslümanlardan utanmadılar mı ? Türkler neden Papa ile imtihan olsun ? Yetmiş milyonluk bir halk kütlesine bir günlük gazetenin yaptığı şu hakarete bakın… Bize ne oldu dostlar ?

Ayasofya’da bir takım kişiler namazlı eylem yapmış, Kültür Bakanı diyor ki “ibadethaneyi basmışlar...” Al bir saçmalık daha… Ayasofya ibadethane değil ki, orası bir müze… Eğer siz oraya “ibadethane” diyorsanız o zaman namaz niye “baskın” olsun… İbadethaneden murat Kilise ise, kilisede de namaz kılınır…Cami ise zaten kılınır. Atilla Koç da başını duvara vurdu… İtiş kakışta kaynadı gitti.

Papa‘nın Türkiye‘ye gelişi ile Papa, ve Vatikan Türk siyaset sahnesine girdi. Papalık basın bürosu başkanı Frederico Lombardi şimdi Deniz Baykal, Abtullah Gül gibi siyasetimizin tam ortasında… Sanki Papalık kralları diz üstü yürüttüğü yüzyıllar öncesinde gibi şimdi Türk devlet adamlarını diz üstü yerde yürütüyor… Hayret ki hayret…Gel de bu işe şaşma… bu iş çadır tiyatrosuna döndü… Gülelim eğlenelim…

Lombardi burada olanları saati saatine izliyor, anında demeçler veriyor “Ayasofya olayı bizi bağlamaz” diyor… Aziz kardeşler… Avrupa’da tüm ortaçağ boyunca yüzyıllar süren Papalık zülmünden ve kilise baskısından kurtulmak için amansız   mücadele veren oranın laik efeleri gelin de bizi Vatikan‘dan kurtarın. Bunlar önce sizin hırıstiyan dininizi bozdu, sizi dinsiz imansız bıraktı. Şimdi mistik bir histeri içinde bize saldırıyorlar. Orayı bitirdiler buraya döndüler.

Ey modern dünyanın demokrat kahramanları, din yerine “insan hakları“nı koyan sizler, yürekli “demokratlar ” neredesiniz ?   Bir ulus, din diye dinsiz paranoyakların eline düştü… Dünya‘nın manevî dengesi   bu kadar çöküntüyü kaldırmaz… Bize yardım edin. Vaktiyle kral yiyen o zalim Papayı, Roma’nın bir mahallesine sıkıştıran sizler, bizden daha tecrübelisiniz, gelin ve bizi de bu azaptan kurtarın. Yoksa Papa yeniden dünya savaşı çıkaracak. Arslan yürekli Richard’ın bugüne kolonlanmış kopyasını buldu bile… Şeytana göz kırpıyor…

Bu yazı Baş Yazı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • dr.abdullah

    bu yazıyı ilk okuyan olmaktan şeref duydum…imkan olsa da bu yazıyı memleketin her köşesine kocaman harflerle yazdırıp asılsa.bu asrın muallaka-i seb’ası olur vallahi de billahi de!üstadımızın kudret-i kalemiyesi büyüleyici doğrusu…defalarca okudum.her seferinde aynı heyecanı iliklerime kadar hissettim.tam “papa lakırdıları iyice baydı” derken beni kendime getirdi.ali himmetleri daim olsun…