Düşman Çiçek Göndermez

balik.jpg
Kişisel konuları şuraya taşımak istemezdim fakat bir TV programı dolayısıyle öylesine dehşetli bir hakarete uğradım  ki geçmişte eşi emsali görülmemiş… Şikayetçi değilim, yeryüzünde “mahluk”lar çeşit çeşit. Yelpaze açıldıkça yeni yeni yaratıklar tanıyacağız. Vakarla karşılamaya çalışıyorum. “Düşmanın çiçek göndermeyeceğini” biliyorum. Düşmanın nerelere gömülü, ne silahları olduğunu da biliyorum. Kimseden yardım talep etmiyorum. Kalemimle Meydan savaşı verecek güçteyim. Değerli dostlar, benden yana olmak için lütfen telaşlanmayınız. 

eleştirinin aslı şu :”29 Ağustos 2010 Pazar günü, saat 01:00 sularında HaberTürk Kanalında yayınlanmakta olan Tarihin Arka Odası Programında, yayında olmadığı zannı ile “ELİF LAM MİM NEDİR? TELEKS ARIZA MI YAPMIŞ” diyerek hakaret edercesin…………e KUR’AN-I KERİM’E dil uzatan ve kendini mutassavvıf olarak tanıtan, çirkin bir sesle ilahiler okumaya çalışan bu mahluku lanetliyor ve kınıyoruz.

Programın sunucusu Murat Bardakçı’nın “Nezihi canlı yayındayız” sözleri ile morarıp bozaran bu sahış o pis ağzı ile yıllarca Kelime-i Tevhid okuyarak ve Allah, Muhammed kelimelerini söyleyerek kazandı hayatını”
cevabımdır:
1)”yayında olmadığını zannettiği” diyorsunuz Hayır ! o anda mikrofonun açık aolduğunu ve yayında olduğumuzu biliyordum. Cümleyi kafamda uzun uzun düşündüm ve söylemeye karar verdim. Gerekçem şudur : Bir bir “şathiyattır” tasavvufta “cilve” de derler. ibadullaha faydası düşünülerek, İndallahta cezaya boyun eğerek, bilerek, inanarak, her türlü sonucu göze alarak zenb altına girmektir.
2) hiç bir zaman, hiçbir yerde, hiç bir kimseye kendimi “mutasavvıf” olarak tanıtmadım. Kanal ekranda resmimin altına “mutasavvıf” yazmış. Razı değilim “gazeteci yazar” demelerini önermiştim
3) sesim size ” çirkin” gelebilir. Düzeltmeye çalışacağım. İlginize teşekkürler
4)”mahluk” olmaktan şeref duyarım ancak “mahluk” ların çeşitleri vardır Bu kelimeyi hangi doğrultuda kullandığınızı merak ediyorum.
5)Sunucu’nun ikazı önünde “kızarıp bozardığımı” sanmıyorum TV de renkler bazen karışıyor belki yanlış görmüş olabilirsiniz.
6) “Allah, Muhammed” kelimelerini ömür boyu şerefle söyledim. Hayatımı böyle kazandığım doğrudur ve bu hayat bu şekliyle helal kazanılmış demektir. Öğünülecek bir haldir.”Allah ve Muhammed” kelimeleri kendilerine yakışmayan ağızlara gelmezler. Ağzım “pis” olsaydı asla o kelimeleri söyleyemezdi. O iki kelime “pis” bir ağıza gelirse, o ağız düzelir. Nitekim sizin de ağzınız belki ilk defa, şu anda düzelmiştir. Tebrikler. Hoşça kalınız. Eleştiri zannettiğiniz yeni yapıcı hakaretlerinizi iştiyakla bekliyorum.

Bu yazı Günün Çilesi kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Mustafa Bostancı

    Efendim, benim hayatımda iz bırakan çok değerli bir programdı.İlk kez canlı izleme/dinleme fırsatı buldum sizi.Yüreğinize sağlık.

  • Adil Bora

    Bazen bir ifade tek basına alınıp konunun dısına tasındığında bambaska bir sekilde yorumlanmaya musait hale gelebilir. Fakat yerinde o atmosferde yuzyuze gozgoze bakarken konusuldugunda ise baska bir mahiyete tezahur ettigi anlasilir. Dil yaniltir gibi olsa da amel düzeltir yanlislari. Emin olduklarimizdan suphe etmemeliyiz…

  • Levent Şenol

    herşeyden önce muhteşem bir program oldu,keşke bir şekilde tekrarı olsa ya da internette paylaşılsa,tek isteğim,tarihin arka odasında gözükmeniz,sohbetinizi dinlemek

  • sohbet, yakasını Murat Bardakçı’dan kurtarabilse daha düzgün olacak.

  • Birsen Elveren Serbest

    bence de.Murat Bardakçı’yı hep hoş görmeye çalıştım ama yetti artık.Kendisi konuşacaksa niye konuk çağırıyor merak ediyorum doğrusu.

  • Refik Abi

    Nezih abi Bardakçı’nın oyunları bunlar…

  • O bir gazeteci ve TV ci’dir. Reiting arttırmak için her taklayı atmak zorundadır.