Aşktan doğdu varlıklar

dsc_0059.jpg

Men aref’in hoş aksi var
Gönlümün başka nesi var
Telden yaydan her dökülen
Namede ruhun sesi var  

Çal sazını kalenderce
Derinden gelen her hece
Bir sırrın hem habercisi
Hem hızla örteni bence

Aşktan doğdu bunca varlık
Aşk gelince olmaz darlık
Bana kulak vermelisin
Diyeceğim bu kadarlık

İlgili aramalar: müzik – yaylı tanbur taksim –  yaylı tanbur –  yaylı –  yaylı saz –  tanbur –  yaylı tambur –  tambur

Bu yazı Dervish kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Ayine-i Aşk

    Her cemal ve kemal sahibi güzeliğini görmek ve göstermek ister.Asıl Cemal ve Kemal sahibi; Vedudiyetini’de görmek ve göstermek ve görenlerin nazarıyla da bakmak murad eylemiş…
    Yarattığı her şeyi aşk ile yaratan ve aşk ile seven bir Sevgili Vedud…
    Vedudiyete hürmeten;
    Aşksız sevilir mi Halık…
    Aşksız sevilir mi ben-i adem…
    Aşksız sevilir mi mevcudat-ı alem…
    Aşksız erilir mi sevgiliye; bilinir mi her dem…
    Aşkınız bol olsun… Mevcudiyetiniz aşk ile kaim olsun…

  • dr.abdullah

    taksim eden sazende kim acaba?

  • ibrahim

    süleyman erkişi dr’um

  • Meydancı

    “Aşkın ile aşıklar yansın ya Resullallah…”

  • Ayine-i Aşk

    Yaylı tanbur taksimi sazendesi sorusuna verdiğiniz cevap dikkatimi çekmiştir. Süleyman Erkişi beyefendi bildiğim kadarıyla Ertuğrul Erkişi’nin kardeşidir. İkisi de konservatuar eğitimi almış sanatçılardır. Yalnız; Ertuğrul beyin saz branşı mızraplı tanburdur. Kendisi 2004 yılında Efkar isimli bir yaylı tanbur taksimi albümü çıkarmıştır.Bende size sual etmiş olayım. Süleyman bey’de mi yaylı tanbur icrasında bulunuyor. Çok ince nüanslarda ayırt edememekle birlikte burada icra olunan taksim hicaz taksimi midir. Bu konu da elcevap eylerseniz memnun olurum.

  • AHMET ISPARTA

    Efendim,

    Bir gün bir arkadaş ile zannederim TRT’ye ait bir radyo kanalında bir keman taksimi dinlemiş idik. Nağmenin tesiriyle birden soruverdim:
    -Şu taksimi Peygamber Efendimiz de dinleyiverseydi acaba bizim hissettiklerimiz gibi şeyler mi hissederdi? Bizim içimizde bir yerleri kanattığı gibi onu da tesiri altına alır mıyıdı?
    Arkadaşım şöyle dedi:

    -Bu tür müteessir oluşlar bizim gibi eksik ruhlar için geçerli olsa gerek. O ki İnsan-ı kâmil’dir, bizim gibi fânîlerin eksik yanlarını tamamlayan şeylerden bizim kadar tesir altında kalmaz diye düşünüyorum.

    Sizin bu yoldaki kanaatinizi çok merak ediyorum.

    Burada anılan şiirde olduğu gibi müziğin sırrı fâş eden tarafı, sırlarla muhatap kişi için değil midir? Kendisine tüm hakikat vahyolunan Nebi için müziğin ne ifade ettiği hususunda neler söylenebilir?

    Yahut bu noktada susulmalı mıdır?

  • Ayine-i Aşk

    Elcevaba gerek kalmamıştır. Merakaver olan var mıydı bilmem; meraka mucib miydi o da tartışılır…
    Ama benim için musiki ve icra olunan makamlar; lafzı ve manayı bütünler. Manadaki aşka musikideki aşk eşlik eylemiştir.
    Saz-ı ahı’da dinlemek lazımdır; dinledikçe ne nev edalar gelir. Bildiğin saz ise de makam-ı icrada hakikat gözlüğünden bakınca; her bir telinde ne hüveyda-i manalar gelir Şeyh Muradi’ce…
    Efendim; merakaver ve icra-i makamı gönlüne mana edinmek isteyenler varsa taksim saba taksimidir… Kendin sor kendin cevapla gibi olsa da; merak-ı lazıma müdakkik olmak lazım eyliyormuş; ne aradığını bilirsen bulduruluyormuş.
    Mürdediller’e çeşm-i mürşid bazen bir hece; bazen de bir name…

  • dr.abdullah uysal

    hz.davud da nebi idi ama mizmarı vardı…musiki nakısa da kamile de kabı mikdarınca tesir eder…hem sultan-ı enbiya hakkında çargah makamı ile kuran okuduğu rivayeti var!

  • Meydancı

    Bir vakit bir ağacın gövdesini yaprak yaprak kestikçe Yaradan’ın ismi güzelinin her yaprakta okunması medya’da mucize olarak adlandırılmıs ve bir tartışmasalar yol açmıştı. O zaman bu nevi mucizelerin gerçekleşmesine hayret etmenin aslında zayıflığa mı işaret ettiğini düşünmüştük. Öyle ya biz varlığından emin olduğumuz ve özümüzü bağladığımız Cenab’ı Rabbin mucizelerine niye hayret olalım ki. Fakat musiki’den huzur bulmak, ruhumuzun hoşnut olması insani yönü ile Hz.Peygamberler ile Hak kullarının insani müştereklerindendir diye düşünüyorum. Hak Resulü’nün bizatihi insanlar arasından seçilmesi ve halk arasında aynı şartlarda yaşamını idame ettirmesi, ortak dost ve düşmanları olması hissiyatımızı da müşterek kılmaz mı acep. Nezih Bey ustadımızın okuyanlar kendi aralarında sohbet etmez kuralını ihlal ettik, affola. Fakat bu sitede bu ihtiyaca yönelik bir serbest forum sayfasi mi lazım acaba. Site yöneticilerine duyurulur.

  • neyse…devam edin…bazen kurallar kırmak içindir, madem ki ihtiyaç var, yaşamın akışını bozmaz yeni kural koyarız. Sonradan onu da bozarız…hasıl-ı kelam dünyamızda artık kural geçmiyor.”Şart-ı nihayet yok, fart-ı muhabbet” var…ama işi fazla büyütmeyin, konunun ucunu kaçırmayın… sonra kuyruğu havada kalır. Çok yerimiz yok…

    Ankara’da Hacı Bayram Camii’nın aziz imamı Zekai Hoca, bendir’in üzerine “aşığın aşkını, fâsığın fıskını arttırır” yazmıştı. Ben bunun örneklerini çok gördüm. Elbette bu fasılda son noktayı Bursa’lı İsmail Hakkı Hz.’leri koydu: ” Bedene hitap eden musikî haram, ruha hitab eden musikî helâldir…” Hz. Mevlânâ’nın “Der mezhebi aşıkan helâlest sema, der mezheb-i münkirân haramest sema” dediği gibi… Muhterem efendiler…

  • Meydancı

    Bahis konusu SIR, MUSİKÎ ve ÂŞK olunca bütün dostlar toplanıverdiler bir araya. Ömrünüze bereket, gönlünüze sağlık, cümleye selam ve sevgilerimle.