Misafire saygı etmeli

4481718.jpg 

Saray gelini Diana  

                                       

Dost ve kardeş İngiltere’nin 82 yaşındaki kraliçesi Majesteleri Elizabet hanım Türkiye’nin şeref misafiri. Devletimiz Kraliçeyi büyük törenlerle karşıladı. Cumhurbaşkanımız bu uğurda simokin giydi. Hanımı pek ileri tarzda süslendi. Başbakanımız beyaz papyon kravat taktı. Devletin zirvesi bu karşılama töreni için özel kurslar gördü. Protokol kuralları öğrendi. Kraliçeye nasıl reverans yapılacak, elinin kaç parmağı öpülecek, bu sırada diz nasıl kırılacak günlerce çalışarak öğrendiler.

İngilizler moral verdi “Kraliçemiz öyle her şeye aldırmaz” dediler. Sırasında protokol’e kulak asmayan sıcak kanlı Kraliçe geçenlerde Buckingam Sarayı’nda Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozi’nın sevgilisini ağırlarken, kadını yatacağı odaya bizzat götürmüş, tuvaleti bile  göstermiş, “buraya işeyeceksin” demiş.

Devletimizin misafiri olan İngiltere Kraliçesi’ne hörmet etmemiz gerekir. Bunun  amıcası vaktiyle asaleti olmayan sıradan bir kadına aşık olup tacı tahtı terk etmiş kadının peşinden gitmişti. Sanırım 8. Edward olacak, ben çocuktum gazeteler günlerce yazmıştı. Daha sonra kız kardeşi Margaret, Towsend isimli bir yüzbaşıya aşık oldu. Yandı yakıldı evlenmek istedi. Saraylı’lar bırakmadılar, o olayı da aylarca, yıllarca gazetelerden okuduk. Şimdi bunların sırası değil, Devletimizin misafirine saygı etmeliyiz..

Bu Hanım’n gelini oğlunu kandırıp bir Arapla sevişti, Saray’dan kovuldu. Tam Araptan hamile kaldığı söyleniyordu ki, kadın kuşkulu bir trafik kazasında dünyasını değiştirdi. Bu iş o zaman 102 yaşında olan ve “Queen Mom” (Mumya kraliçe) diye anılan Ana kraliçe’nin başının altından çıktığı söylendi. Mumya Kraliçe  Hanedan’ın namusunu kurtarmak istemiş: Töre cinayeti.

Ne olduysa oldu, anlayamadık. Leydi Diana’nın kazanın olduğu Paris’te, can verdiği yerde, şimdi Amerikalı turistler her hafta mumlar dikip ayin yapıyorlar, tütsüler yakıp tapınıyorlar. Değerli misafirimizin müteveffa gelini’ne dinince dinlenmesi için dualar ediyoruz. Kraliçe’nın küçük kardeşi Margaret geçende TV’lerde göründü. Yaşlanmış, Afganistan’da Taliban kovalayan yeğeni Edward’a gülücük yaptı, madalya taktı. Uzatmalı sevgilisi Yüzbaşı ne oldu acaba ? Misafirimize saygı etmeliyiz.

Devletimizin şerefli misafiri bu yıl 82 yaşına gelen İngiltere kraliçesi Elizabet hâlâ tahtını bırakmadığı ve bırakmaya da niyeti olmadığı için oğlu Charles kral olamıyor. Charles’in müslüman olduğu ve Kıbrıslı Hoca tarafından sünnet edildiği rivayetleri ortada dolaşıyor. Doğrusunu Rabbim bilir. Bu hanedanın başına gelenler Osmanlı hanedanı’nın  bile başına gelmemiştir. Ancak bütün bunlar Değerli misafirimizi, bağrımıza basmamıza engel olamaz…Misafirimize saygı göstermeliyiz.

İngiltere Kraliçesi Majesteleri Elizabet bu ziyareti sırasında Bursa’ya gidecek. Sultan Abdülmecit zamanı o çağda Osmanlı Ülkesinde İngiliz tahtını temsil eden Büyükelçi Lord Stratfort Canning’de Bursa’ya gitmiş ve Manchester ipeği ile rekabet eden Bursa ipek tezgahlarını sembolik biçimde bastonuyla kırmıştı. Acaba “Ho Majesty’s”in şimdiki büyükelçisi de böyle bir davranış içinde olabilir mi ? Elizabet’in Bursa’da ne aradığını merak ediyorum doğrusu… İpek işi çoktan bittiğine göre herhalde Çekirge’de vaktiyle Theodora‘nın yıkandığı sulara girecektir. Bin yıl sonra Eski Kaplıca’da, Aslan Ağzı‘nda  bir kraliçe daha…

Bundan  birkaç yıl önce Majesteleri sabah uyandığında yatağında bir yabancının oturduğunu görmüştü. Derhal koruculara bakıcılara haber verildi bu kişi dışarı atıldı. O zaman İngiltere’de gazeteler bir delinin güvenliği aşarak Kraliçenin yatak odasına girdiğini yazmışlardı. Sorguya çekilen adam ise “İngiltere Sarayı’nda güvenliğin ne kadar zayıf olduğunu kanıtlamak istedim” dedi. Adamın deli olmadığı anlaşılmıştı.

Devletimizin mümtaz misafirine saygı ediyor ve onu gönülden kutluyoruz.

Bu yazı Baş Yazı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • sulecan

    Hayirli gunler dilerim,

    Hocam evvela tesekkurler kralice yazisi icin… Yalniz bir sey var. Biz Turkiye’de surekli stress hattinda yasayan insanlar olarak baska milletlerin hayatindan bihaberiz. Vurguladiginiz sey esasen, ilgi alanlarimizin birbirinden farkli olusu…
    Bizim derdimiz (Istanbul ve Turkiye) sehitlerimiz, pirinc yoksunlugu, kuraklik, emekli maaslarinin dusurulmesi su gunlerde, Londra basta olmak uzere Ingiltere’nin dertlerinden biri ise barlarda, restoranlarda icki bardaklarinin gereginden fazla buyuk olusu ve musterilerin daha fazla para odemesi. Saatlerce tartisabiliyorlar bunu.

    Fakat bizim acimizdan degismeyen bir sey var ki o da meshur Bati hayranligi… Artik hayran olmayi birakip incelemenin, bir seylerin farkinda olmanin zamani gelmedi mi?

    Sizce gerekli miydi bu kadar agir bir karsilma… Turizm seferberligine cikmisiz gibi bir sey butun devlet erkanimizla.

  • dr.abdullah

    majestelerinin niçin cami ziyaretine gerek gördüğü hakkında yorumunuzu merak ediyorum

  • İslam İngiltere’yi zorluyor. Geçenlerde bir haberde İngilizlerin “ılımlı imam” aradığınu okumuştuk. Ilımlı imam demek “selefi” olmayacak, yumuşak başlı olacak,terörist olmayacak. İngiliz ordusunun Müslüman öldürmesine karışmayacak…İngiliz Müslümanı öldürecek, Müslüman karşı çıktığında, adı terörist olacak. “ılımlı imam” dediği bu tamlamayı bozmayacak. İslam var olduğu günden beri İngiltere onunla uğraştığına hâlâ Irak’tan çıkmayacak. Devletimizin papyon gravatlı büyükleri Ankara’da Kraliçe’yle birlikte kadeh kaldırırken, o Kraliçenin askerleri Basra’da Müslüman evlerini, basmaya, çoluk çucuk öldürmeye devam edecekler. Ortada bir çelişki var, Tarihin en hain devletidir İngiltere… Bir kral sülalesi bu kadar ebleh olamaz, elbette kadın birşeyler yapmayı aklına koymuş. Dünyada şerefli savaşlarla terörist eylemler birbirine karıştığı için sembolik de olsa İngiltere tahtı da çaresizlik içinde. Yoksa siz sakın ola ki, Tudor’ların son Kraliçesinin Müslüman olacağına falan ihtimal vermeyesiniz. Bunun büyükannesi Sudan’da 60 bin Müslümanı bir günde yok etmişti, aradan fazla zaman geçmedi. Ancak Kıbrıslı Hoca, prens “Çarılıs”ı sünnet etmiş, bu bir işaret sayılabilir. Sağlıcakla.

  • Meydancı

    ?

  • ??

  • Meydancı

    Misafire saygısızlık ettiysem özür dilerim. Bu arada hanımefendi de Bursa’ya uğramaktan kendini alıkoyamamış. Var bu Bursa’da ilgilerini çeken bir şey demek ki. Yine neyimize göz diktiler acaba diye insanın sorası geliyor ama misafire ayıp olmasın. Dün Topkapı sarayına ve müzelere akın eden kalabalığı görmek onlarla konusmak ve bir kaç fotoğraflarını çekmek için oradaydım. Sünnet odasının yanından geçerken aklıma yine Pirens Çarılıs geldi, bir selam gönderdim. Esenlikler diler, cümleye saygılarımı arz ederim.

  • Meydancı

    Mesele ipek ve kaplıca değil bence. Belki bir mesaj kaygısı taşıyordur. İtalya’ya Yunanistan’a Avrupa ve Amerika’ya dosta düşmana hiç heveslenmeyin bir gün bu ülke planlandığı gibi bir sona sürüklenecek olursa Bursa’dan yukarısı bizimdir hiç boşa heveslenmeyin mi demek istiyor acaba? Hamasi mi oldu bu sözlerim de bilemedim, bir garip paranoya halindeyim. Özür dilerim.

  • Sayın Meydancı,
    Heyecanlarınız zaman zaman frenlenemiyor.Aslında örnek alınacak kimsesiniz ama bu kadar da kendi kendinizi yemeyin. Cumhuriyet kurulduğunda bazıları “elli yıl yaşar” demişler bakın işte yaşı “sekseni” aştı. Yukardaki yazıyı baştan sona okuduysanız, orada Büyükelçi Canning’in Bursa’da bir zamanlar Manchester’le yarışan ipek tezgahlarına sefer eylediği yazılı, bu defa da pirens “çarılıs” Tofaş’a göz dikmiş, bundan çıkacak bir sonuç yok, ayrıca ben fosil olmuş, yaşanan dünyada hiç bir yeri kalmamış, kaldırıp atmaya dahi değmeyecek müzelik bir hanedanla alay etmek için o yazıyı kaleme aldım, fazla bir ciddiyeti yoktur. Lütfen sakin olun sevgili Meydancı. Türkiye’yi kimse yerinden oynatamaz. Hele Bursa… sakın bir daha böyle şeyler söylemeyin.Bu ülkenin temeli çatısından sağlamdır. Hoşçakalınız.

  • Meydancı

    Değerli Üstadım, Tesekkur ederim. Belki nasıl bir okur olunmamalı sorusuna cevabi örnek teşkil ediyor olmam daha kuvvetli ihtimal. Türk’e Türk’lük probagandası yapanlardan değiliz çok şükür. Biz de bahsi geçenler ile eğlenmekteydik. Ata’nın Gençliğe Hitabe’sini sık sık hatırladığımız şu günlerde siz sakinlik telkin ederken, erdem ve bilgeliğin kendinden emin vakur tavrını işaret ediyor olmalısınız, teşekkür ederiz. Lakin Viyana’da dans oynadılar diye Osmanlı’dan “Dans oynarsınız haaa!” şeklinde azar işitenler şimdi Osmanlı’nın doğduğu şehirde sembolik de olsa ipek tezgahlarını kırınca insanın biraz kaşı gözü seyiriyor. Hürmetlerimle.