Acemî terzinin Makası

makas.jpg

TV’de Anayasa dersleri veren bir profesör, göklere çıkardığı 1961 İhtilal AnayasasınıAnayasaların en mükemmeli “olarak niteledikten sonra bunun yürümeyişini ülkedeki “demokrasi kültürünün eksikliğine” bağladı.

 

Yani profesör kalabalığa dedi ki: “size mükemmel bir elbise diktik, neden giymiyorsunuz ?” Profesör, ölçüyü yanlış alarak elbise diken terzinin suçunu halka yükledi. Hem de hakaret ederek. Ulusa hakaret etme yarışında kendi sınıfına bir aşama daha kaydetti.

 

Kurulduğu günden beri seksen yıldır  rejim kavgalarından bir türlü başını alamayan bu Devletin genellikle darbelerden sonra ele alınan anayasaları neden yürümüyor ?  kimsenin aklı ermiyor. Sadece Cumhuriyet değil, anayasa denemelerinin Osmanlı’ da var… Onun adı “Kanun u Esasî   İstanbul’da Tepebaşı’nda bir “Kanun u Esasi Kıraathanesi” vardı. Bilmem şimdi duruyor mu ? Gençliğimizde gider bilardo oynardık. anayasa lafını ben ilk orda duymuştum.

 

Türkiye’de ilk Anayasa 1876 Mithat paşa Anayasası’dır. Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’in bir cunta tarafından tahtından indirilerek öldürülmesinden sonra düzenlenmiştir. Bu Anayasa defalarca yenilenmiş, Cumhuriyetle ortadan kalkmıştır. Cumhuriyetin birkaç defa değişen Anayasa’ sı da 1961’de Adnan Menderes’in devrilmesi ile sislenmiştir. Sonraki Anayasa da Demirel’in Evren Paşa tarafından iktidardan alaşağı edilmesi sonucunda doğmuştu. 132 yıldır yapılan Her anayasa bir siyasî felaketin acıklı sonucudur.

 

Bu ülkede herkes bir öncekini indirip yerine oturduğunda anayasa yapıyor. 1876’dan beri zamanımıza kadar 132 yıldır anayasa yapıyoruz. İki padişah, üç başbakan yiyen anayasalar yaptık, devirler kapatıp devirler açtık. Bu nedir ?  130 yıldır demokrasi kültürümüz neden gelişmedi ? Demokrasi yeni bir kelime, bunun  eski adı neydi ? TV’deki profesör diyor ki: “anlaşıldığına göre en mükemmel anayasalar dahi bir toplumun istenen biçimde şekillenmesine yetmiyor…” İşte bütün mel’anet bu cümlenin içinde saklı. Meselenin gözü burada…

 

Siz toplumun kendi “istediğiniz gibi şekillenmesini” neden istersiniz ki ? Nedir sizin şekliniz ? En iyi şekil sizde mi ? Halk’ta hiç mi yaşama işareti yok ? Halk’ta hiç mi yaşama işareti yok ? Sizin yaptığınız anayasaların yürümeyişinin sebebi son derecede açık… Siz ne istediğinizi bilmiyorsunuz. Ne istediğinizi ? nasıl istediğinizi ? neden istediğinizi ? bilseniz işler düzelecek. Ülkeleri ileri götürenler bunları bilenlerdir. Onlar geçmişe değil, geleceğe takılı insanlardır. Benjamin Franklin ve Abraham Lincoln için Amerikanın geçmişi değil, geleceği önemliydi. Onlar bunun  için büyük adam oldular. Reaksiyon değil aksiyon adamlarıydılar. Siz toplumu istediğiniz modelde şekillendirmeye çaba harcadığınız sürece siz toplumu değil, toplum sizi şekillendirir. 

 

Siz anayasa yaparken sadece eski anayasanın kötülüklerini silmeyi düşünüyorsunuz. Geleceğe dair bir planınız yok… geleceğe dair bir düşünceniz yok… Halbuki gelecek her şeydir, her an karşımızdadır. Gelecek hep gelir. Sizin yaptığınız anayasalar ise hep geçmişte kalıyor. Her anayasa hızla geçen bir devrin ürünü, Her anayasa bir önceki kötülükleri düzeltme anayasa’sı. Nitekim şu günlerde hazırlanan Anayasa değişikliği de yaşadığımız  devrin ürünü olacak. O da devrin reaksiyonlarını taşıyacağı için son 130 yıllık sonuç yine değişmeyecek.

 

Siz önce ölçüyü tam alın, elbiseyi sonra dikin. Acemi terzinin eline makas yakışmıyor.   

Bu yazı Günün Çilesi kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • Sulecan

    Selamlar,

    “Siradan” bir devlet universitesinin “siradan” bir bolumunde okumak kadar bas agrisi veren bir sey olamaz. Anayasalarin bize bictigi rollerin gencecik insanlari, gelisme cagindaki beyinleri nasil da kaliba soktugunu buralarda naklen izleyebilirsiniz. Tabii ki butun devlet universitelerinin butun bolumlerini kastetmiyorum. Istanbul da dahil Anadolu’nun bircok guzelim ilinde ozellikle “egitim fakulteleri” devlete uygun faydali insan yetistirme hedefindedir hala. Yalniz bu hedefin ne kadar sahici bir hedef oldugunu dusunmeye tenezzul bile etmezler. Egitimle ilgili onlarca tez, emek, onlarca calisma niye yapilir bilmem? Daha dogrusu vatana ve millete faydali insan yetistirmekle, devletten korkan, koyun surusu gibi insan tipi yetistirmeyi hep birbirine karistirilar. Bu yuzdendir Anadolu’dan Istanbul’a okumaya gelmis cocuklarin not korkusu. bilmedikleri seyler uzerinden hocanin fikirlerini kaparak ona gore akil yurutmeleri… Bizler modern zamanlarin anayasa cocuklariyiz. Bu gomlek bu cocuklara dar geliyor evet. Zihinleri acilmiyor.

    Haksiz miyim?

  • onur sonuvar

    selam,
    geleceğin inşasında ki en büyük pay üniversetelerde olmalı degilmi hocam ? ünüversitelerin lise anlayışından çıkıp araştırma ve geliştirmeye dönmesi

  • We are manufacturer of Tailors Scissors made of high quality stainless steel.

    Contact us for further information.

    Best Regards,

    Tariq Mehmood (Export Manager)

    NHF INTERNATIONAL

    14/8 Haji Pura

    Sialkot 51310- Pakistan

    Tel: 0092 52 3258716

    Fax: 0092 52 3258807

    Email: [email protected]

  • Biz “acemi terzinin makası” diye allegorik benzetmelerle anayasa yazısı yazıyoruz, adam bize Pakistan’dan makas reklamı gönderiyor… Pes doğrusu, ya ben şaşırmışım ya da makas üreten sanayici pek usta… Adamın makası halis çeliktenmiş, acaba o makasla kumaş kesip millete giydirsek anayasanın “laiklik ilkesine” ters düşer mi ? Bu olay basın tarihine geçer. Ben yine de Malezya’ya e-mail atıp makaslarının kalitesi hakkında bilgi isteyeceğim. bakarsın bir ticaret kapısı açılır karnımız doyar… Yazı yazmayla olacak iş değil, belki anayasa, babayasa derken makas ticaretine başlarız.

  • Meydancı

    Demokrasi bize beden beden büyük,
    Laiklik desen iki beden küçük,
    Terzi’ye tadilata makas gerek,

    Iktidar sıkıntılı, mide sindirmiyor,
    Istah yok, def-i hacette zorlanıyor,
    Bevliyeci, gastrocu’ya makas gerek,

    Gazetede, TV de sabah akşam bol traş,
    Kalfa çırak yaka paça can hıraş,
    Ustaya berbere makas gerek,

    Makas alıp makas satalım, gül geç,
    Sen dön dolaş seneye yine bunu seç,
    Madem ki vurduğu yerde gül biter,
    Gülü dikeni budamaya makas gerek.