Başkan Söz verdi

252394.jpg

Başkan Çakar        

                                               

Olmaz’ın psikopat olduğunu bilmem size söyledim mi ? aziz site izleyicileri. O huyu dolayısıyle inkâr ediyor, “olmaz öyle şey��? diyor, ama ben doktorlara sordum “ doğru��? dediler. Tımarhane bekçileri “bizde bunlardan çok var��? dediler.

Aslında ben Olmaz’ın deli olduğuna yürekten inanmışken yine de “acaba nasıl deli ? diye merak etmişimdir. Bilirsiniz deli’nin de çeşitleri var, az deli, uz deli, zır deli, zır zır deli, hınzır deli gibi… Bir tarihte “keşif paranoyası��? konusunda Cerrahpaşa’da Nöro psikoloji uzmanı dr. Süleyman Velioğlu ile konuşmuş çarpıcı veriler edinmiştim.

Doktorla muayenehanesinde karşılaştığımız sırada içerde kimse yoktu. Sayın Doktor “Paranoya nedir ? diye sordum. Doktor yine de “acaba içerde kimse var mı ?��? diye etrafına bakındı ve gözlerini üzerime dikerek: “aman kardeşim beni karıştırma, bunlar delilerin en tehlikeli olanlarıdır, bir şeye takıntı kurdular mı cinayet dahi işlerler. En korktuğum deli türü Paranoya’dir��? dedi. Sonra aramızda şu konuşma geçti:

Dâhiler, diktatörler, ideoloji kuranlar, sanatçılar, müzisyenler, ressamlar, şairler, başkanlar, insanlığa önder olma sevdasına kapılanlar da onlardan çıkıyormuş.

–Doğrudur ama onlar kültürlü olanlar, bir de kültürsüz olanlar var…

–Onlar kimler ?

–Hiçbir eğitim görmemiş, bir baltaya sap olmamış, toplumda yeri yok, caretta kaplumbağası gibi dalgaların şiddetine kapılmış, yuvarlanarak, savrularak gidiyor…

Olmaz’la arkadaş olduğumdan beri düşünürken Dr. Süleyman bey’in otuz yıl önce söyledikleri aklıma geldi, birden uyandım.

–Hah… dedim işte bizim OImaz bu cinsten… Bu bir “paranoya vak’ası��? Olmaz “olmaz��? lafına takılmış. her şeye olmaz diyor, olurla olmazı karıştırıyor. Sanırım bu tavır ikimizin de yaşadığı şu güzelim ülkede genel bir eğilim. Zira bilirsiniz ki, Türkiye’de her “olmaz��?ın altında bir “olur��? her “olur��?un altında da bir “olmaz��? yatar… Her “olmaz��? ın yapısında bir “olur��? her “olur��?un kapısında bir “olmaz��? nöbet tutar. “olmaz��? ların en gizli köşelerinde her zaman bir “olur��? a rastlamak mümkündür. Bu yörede olurlarla olmazlar alt alta, üst üste birlikte hayat sürerler. Olurun “olmaz��?ı ile olmazınolur��?u bir araya geldiğinde yaşam yürür gider. İnsanlar böyle alışmış…İşin tadı da burada, eğlencesi de…

Benim Olur’la anlaştığımın sebebi işte tam bu nokta, ikimiz bir bütünün parçasıyız. Birimiz madalyonun bir yüzü diğeri öbür yüzü… Sırt sırta, arka arkaya yapışmış gideriz.

Neyse… bu kadar izahat yeter, gelelim son günlerde başımıza gelenlere… Geçen gün bizi Üsküdar belediyesine çağırdılar. Başkan bana dedi ki : “sana yeni onardığımız evlerden birini vereceğiz, kültür evi yapacaksın. Olmaz lafa karıştı :

–Olmaz… Başkan şaşırdı, bana baktı:

–Bu da kim ?

Tanıştırdım: Olmaz… Başkan devam etti:

–Neden olmaz ? Olmaz anlattı:

–Şundan olmaz, o evin damı akarsa, bu adamın kiremit alacak parası yok…

–Onu da biz veririz dedi Başkan. Olmaz ilave etti…

Nah… verirsiniz…  

İşin karışacağını anlayıp lafa girmek gereğini duydum.
–Sayın Başkanım dedim, sen bu Olmazın dediğine aldırma…o dediğini yap…İyi gelir.
–Görürüz dedi, Olmaz… Ben “olur��? derken o deli bozuk hâlâ “olmaz��? diye tepiniyordu. Hem olur, hem olmaz dedik, anlaştık. Başkanı selamlıyarak Belediye’den çıktık. İmam Osman’ın kahvesine çay içmeye gittik.

Bu yazı Olur'la Olmaz Muhabbeti kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • şimdii… bu “ev” işi olacak mı;olmayacak mı?hoca anlaştık dediğine göre başkana “olur” demiş olması gerek..”olur” dedi ise “bu iş yatar,olmaz “demek mi oluyor?üsküdar toprağı her ne kadar manen “HAREM-İ ŞERİF” sayılsa da nihayet Türkiye hudutlarında kain bulunduğundan,bu mübarek beldede dahi her “olur”da bir “olmaz” kokusu alınır mı acaba?

  • pekgeçgil

    Zor bir durum içinde olur. İnşallah zor olan olur… olur mu olur olur…

  • Ne olduğu anlaşılmıyor… Eski Tabutçular içinde,Zeynep Kamil yolunun başındaki “Sandıkçılar” Tekkesinin onarımı bir aya kadar biter dedilerdi ses çıkmadı. Çinili’deki Afgan tekkesi de haraben türab… Fakat bendeniz ne zamandanberi şeyhleri belediyeler tayin ediyor diyerek üstüne varmıyorum…Şurada çok az bir zaman kaldı,memlekete yazık olacak ama elden ne gelir ki Maasselam.

  • Şule

    Hocam olur olur… Biz de geliriz kısmetimiz varsa:)
    Selamlar, sevgiler…

  • bir dost

    eskiden tekke binaları kapital sahiblerinin(hünkar,hanedan,paşalar,ağalar ve zengin zevat) vakfı idi.şimdi böyle bir zümre kalmadığına göre kamuyu temsilen belediye reislerinin mekan tahsislerini şeyh atamak değil süreli ve geçici vakfiye gibi değerlendirip mübarek gönlünüzü ferah tutunuz efendim…

  • Arapoğlu

    Şimdi reklamlara bakıyorum BMW otomobil veriyorlar çekilişle.
    Bu olur mu şimdi,tabiki olmaz.Gariban vatandaşım o arabaya benzin bile alamaz bırak vergisini felan.
    Artık yeni yapılan camilerin bile altına dükkan yapılıyor ki gelir olsun.Sen koskoca tekkeyi onaracaksın sonra birine yıkıp çekileceksin.
    OLMAZZZZZZZZ.
    O tekke insanlara sohbet,yemek ve kalacak yer hizmeti verecek, önce bunların finanse edilmesi gerekmezmi?Bir akar şart yoksa olmaz!

  • Rahmetli Ahmet Ertegün ilk ağızda 80 bin dolar çıkarıp Özbek Tekke’sini tamir ettirdiğinde ben günlerce yazdım çizdim, herkese söyledim “bir akar sağlanmazsa bu işin devamı olmaz” dedim. Kimseye dinletemedim. Ertegün Üsküdarda veya başka bir yerde bir akar satın alıp gelirini Tekke’ye tahsis edeceğine bankaya para koydu, tabii o para kısa zamanda bitti. Şimdi açıktalar. Ecdad, vakıf sistemlerini kurarken hiç bir noktayı eksik bırakmamış. Hicrî 694’te müslüman olan İlhanlı hükümdarı Gazan Han’ın “Birr-i Gazanî” isimli vakıfları arasında dul kalan kadınları koruma, kışın aç kalan kuşları besleme ve evlerde tabak çanak kıran kölelerin zararlarını tazmin için vakıflar var. Gazan Han çok sevdiği bir çanağı kıran değerli bir kölesinin başını bir kılıç darbesi ile uçurmuş, sonra üzülmüş, günlerce ağlamış ve bu vakfı kurmuş… Bu dünyanın ilk mal-mülk sigortası değil midir ? Batı, bunu asırlar sonra keşfetti. Bütün İslam ülkeleri ve Osmanlı medeniyeti vakıf üzerinedir. İki yüz yıl önce Osmanlı’ ya saldırı başlarken düşmanlar önce vakıfları parçaladılar… Saygılar sunarım.

  • dr.abdullah

    beyler unutmayalım ki,tekaya ve zevaya 1925 den beri mesduddur…

  • Sedd olmakla tekâyâ
    Sedd olunmaz zikri Hakk,
    Bir gün olur açılır.
    Sen işin sonuna bak.

  • dr.abdullah

    bugünki milliyette ,taha akyol diyanet bünyesinde 3000 alevi dede ve zakirine kadro tahsis edilip maaş verilmesine,ayrıca cemevlerinin ibadethane kabul edilip resmen açılabilmesine imkan veren hazırlıklar yapıldığını(üstelik cemevlerinin tekkelerin mirascısı olduğunu belirterek) yazmış…demek bu memlekette tekke açmak için kızılbaş olmak lazımmış!hadi hayırlısı?