Olur’la Olmaz Büyüdüler

ikizler_thumbnail.gif                                              

Olur’la olmaz ikizdi. Onbir yaşındaydılar Bir gecede büyüdüler… Saçlarına ak düştü, bellerine kurak düştü. Nâzik bedenleri yamuldu, gözleri yumuldu. Dudakları buruldu, kafaları kuruldu. Bacakları çarpık, paçaları yırtık, giysileri pırtık. İşleri çetrefil, kimse olmaz onlara kefil. Yandaşları hep sefil,  saksıda kurumuş karanfil, Bunlar hasta, komşular yasta. Sırtları açık, her ikisi de doğuştan kaçık. Karınları aç, ruhları sevgiye muhtaç,

 

Neden böyle oldu ? Kimse bilmedi.Nasıl oldu ? Yine bilmediler.

Bunlar hilkat gâribesi miydi ? insan harâbesi miydi ? Bedensiz varlıklar mıydı ? yaradılmamış mahlûklar mıydı  Bunların hepsi doğruydu… Bunlar hem hilkat gâribesi, hem  insan harâbesi, hem bedensiz varlıklar, hem de yaradılmamış mahlûklardı…  

Olur dedi ki :

-Bak kardeşim Olmaz, her şeye olmaz deme… olmaz olmaz…

Olmaz dedi ki:

-Sen nasıl istersen, can kardeşimsin, ikizimsin, olur

– Nasıl “olur��? dersin, senin adın Olmaz… Yalan söyleme.

-Sen yalan söyleme sana yalan olmaz…

-Bak yine olmaz dedin…

-O zaman olur.
-Sana olur, bana olmaz.

-Ne olmaz ?
-Olmayacak şey olmaz.

-Olacak şey de olmaz…

-Ne olur, ne olmaz.
-Hem olur, hem olmaz.

Nedir ?
-Operasyon.

-Yani  ?

-Olunca olur, olmazsa olmaz

Olurla Olmaz bir kahveye girdiler. Olur dedi ki –Çay getir, Olmaz dedi ki – Kahve getir, Olur dedi ki olmaz, Olmaz dedi ki olur. Tam kavga çıkacakken çay kahve geldi. Çay Olur’a, kahve Olmaz’a veya kahve Olmaz’a çay Olur’a…neyse. Fışşşşt yazamadın, boşver.

Olur dedi ki bir gün Olmaz’a:
-Neden Irak’a girmek “olmaz��? diyorsun ?
Sen neden “olur��? diyorsun ?
-Ben “Olurum��? da ondan…
-Ben de “Olmazım��? da ondan… siyasi konuları eşeleme,
-Sen de beni deşeleme ?

Olur dedi ki bir gün Olmaz’a:
–Neden evlenmiyorsun ?
–Olmaz ?
–Neden olmaz ?
–Öncelikle benim adım “Olmaz “ sonralıkla evlilik şundan olmaz: kadın erkek iki insan hiçbir zaman çarktan çıkma, birbirine uymaz, ancak birinin yarısı öbürünün yarısına belki uyar, biri bir yarısını, öbürü ikinci yarısını terk edecek, sonra geriye kalan iki yarı birbirine denk düşüp birleşecek, bütün olacak…O bütünden de bir çocuk doğacak…
–O zaman olur mu ?
Olur
–Yine sapıttın, adın Olmaz “olur��? diyorsun.
 –Sen “olmaz��? mı diyorsun ?
–Hayır, “olur��? diyorum.
–Ne olur ?
–Evlilik olur,
Nasıl olur ?
–Öncelikle benim adım “Olur��? sonralıkla evlilik şundan olur: aile kurulacak, çocuk doğacak nesil üreyecek, sen yaşlanacaksın, gece gündüz kaşınacaksın, evden eve taşınacaksın,  yüzüne bakan çıkmayacak, çocuklar kaçacak, karı uçacak, belki de kaçmazlar, belki de karı uçmaz… Bir “Belki��? ye bir hayat  kurulur mu ? “belki” de kurulur. Salak “Olmaz��? seni ben, yaşlandığında görecem… O zaman “olmaz��? larına pişman olacaksın. Keşke ben “Olmaz��? olacağıma, olmaz olsaydım, diyeceksin.

Olur, bırak bu ayakları da beni evlendir, sana inandım. Haydi düğün edelim…

–Olmaz…

–Yeter sıkıldım, kes artık şunu…

–Olmaz…

–Olur, hasta etme beni,

–Ne yapayım, adam yazıp duruyor…

–Elini tut, klavyesini dağıt, kafasını kır…

Olur.

Bu yazı Olur'la Olmaz Muhabbeti kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • pekgeçgil

    olur mu olmaz mı
    olur olur inşallah …

  • Erkek ve kadının yarımını bırakması, kromozomal eşleşmeye benziyormuş, ilginç:)
    Allah olurla insana inşirah versin..

  • Bu bir edebiyattır. Bir çeşit oyun.

  • Ayine-i Aşk

    Aradan nerdeyse bir yıl geçmiş;
    Olur mu olmaz mı derken;
    Olur olur inşaallah temennileri varken;
    Olmaz olmuş…
    Olmaz olmuş da; hayırlı olmuş.
    Bilene, görene, anlayana, eyvallah diyene…

  • Meydancı

    Insanlar söyler melekler gülermiş,
    Olacağı varsa pek de güzel oluyor,
    Olmayacaksa şayet sen ikiye bölünsen
    O bildigini okuyor yine olmuyor,
    Olanla ölene’e çare yok,
    Hersey olacağına varıyor,
    Sen kontrolu bırakma dümene sıkı yapış,
    Fındık kabukları okyanuslar geçerken,
    Her gün nice Titanic’ler batıyor.
    Meydan yine Buzdağları’na kalıyor.

  • Ayine-i Aşk

    Çare yok değil;
    Çare olana’da, olmayana’da, ölene’de teslimiyet…
    Herşey aslında sizin hesaplarınızdan öteleri hesaplayanın hesabına varıyor…
    Sakın kısmet deme ( olana, olmayana,ölene… )
    Kısmetten de öte kader vardır…
    Meydan kadere kalıyor efendim…